YEPYENİ TATİL KONSEPTLERİ

Artık seyahat planları büyük ölçüde kış aylarından yapılıyor. Biz de bu bakış açısından yola çıkarak önümüzdeki 5 yıla damgasını vuracak seyahat trendlerini araştırdık.

Bütün bir yıl boyunca yoğun bir tempoda çalışınca insan ister istemez şahane bir tatilin hayali kuruyor. Bu sene bir değişiklik yapıp deniz tatili yapmak yerine ruhunuzu dinlendirebileceğiniz, doğayla iç içe olabileceğiniz, sosyal sorumluluk projelerine katkıda bulunabileceğiniz, değişik mutfak kültürlerini analiz edebileceğiniz ya da çocuklarınızla birlikte otantik deneyimler yaşayabileceğiniz farklı bir tatile çıkmaya ne dersiniz? Bu tatilde ‘slow travel’ yani yavaş seyahatle tren, küçük tekne ya da bisikletlerle hiç unutamayacağınız bir yolculuğa çıkabilir, tamamen ekolojik unsurlara göre planlanmış bir otelde yiyebileceğiniz tüm sebzeleri tarlalardan toplayıp organik tatların keyfine varabilirsiniz. Seçim tamamen size ait.

Artık seyahat planları büyük ölçüde kış aylarından yapılıyor. Biz de bu bakış açısından yola çıkarak önümüzdeki 5 yıla damgasını vuracak seyahat trendlerini araştırdık:

RUHUNUZU ARINDIRMAYA NE DERSİNİZ?

Şehir hayatı gerçekten çok stresli değil mi? İşe giderken, eve dönerken, rapor yetiştirirken kısacası günlük hayat koşuşturmacasının içindeyken stres yumağına dönüşüyoruz ister istemez. Bütün bir yılın yorgunluğu da eklenince insanın zihnini arındıracak bir tatil yapması kaçınılmaz bir hal alıyor. Yaşam kalitesini artırmak, sigarayı bırakmak, zayıflamak ya da çok daha fit olmak isteyen kişiler, tatil planlarını yaparken ajandalarına sağlıklı yaşam seyahatlerini de ekliyor. Dünyanın farklı yerlerinde toksinlerden arınmak için detox, boot camp (zayıflama kampları), ayurveda, masaj ya da yoga hizmetleri veren ve sağlıklı yaşam konsepti çerçevesinde yapılanan oteller açılmaya başladı. Bu otellerin en önemli özelliklerinden biri de teknoloji detoksu yaptırması… Sürekli çalan akıllı telefonlarınıza ve notebooklarınıza kısa bir süreliğine olsa da elveda demeniz gerekiyor. SPA ve wellness kategorisinde hizmet veren en başarılı otelleri ise şöyle sıralayabiliriz: Avusturya’da Lanserhof Lans, Hindistan’da Ananda SPA, Tayland’da Chiva-Som SPA, Portekiz’de Longevity Wellness Resort, İspanya’da SHA Wellness Clinic, Bali’de Como Shambhala, Filipinler’de The Farm at San Benito, İtalya’da Marc Mességué Health Centre, Türkiye’de ise Richmond Nua Wellness SPA ve Güral Sapanca Wellness Park.

SAFARİ MERAKLILARINA ÖZEL

Fotoğrafçılık ile doğa tutkusunun birleşiminden doğan ve son yıllarda popülaritesi giderek artan bir diğer seyahat konsepti ise safari seyahatleri… Safari rotasının vazgeçilmez destinasyonları ise Kenya, Namibya, Tanzanya, Madagaskar ve Bostwana. Safari meraklılarını uçsuz bucaksız egzotik ortamlar, çöller, kumullar, okyanus sahilleri, safari parkları ve el değmemiş bir vahşi doğa deneyimi bekliyor. Safariye çıktığınızda arzu ettiğiniz takdirde kabileleri de ziyaret etme şansına sahipsiniz.

YAVAŞ SEYAHAT ZAMANI 

Sürekli bir yerden başka bir yere yetişmeye çalışmak zorunda kaldığımız bir dönemin oyuncularıyız hepimiz. Bu telaş ister istemez tüm ruh halimizi de negatif etkiliyor. Tatil programını yaparken, en azından bu sayılı günleri hiçbir yere yetişme telaşı içinde olmadan, tadına vararak, keyifle geçirmek isteyen kişiler artık yavaş seyahati tercih ediyor. 3 gün sürecek bir seyahate çıkarken, saatlerce havalimanında beklemek zorunda kaldığınız zaman dilimlerini getirin gözünüzün önüne. Bagajınızı teslim etmek sonrasında bagajınızı almak için beklemek. Hep bir kuyruk, hep bir stres. Bu nedenle keyifle seyahat etmeyi tercih edenler, yavaş seyahat konseptine yatırım yaparak ilerliyor. 6 saatlik tren yolculuklarını, 2 saatlik uçuşlara tercih eden kişi sayısı hızla artıyor. Yolculuğun destinasyon kadar heyecanlı ve ilham verici olması kavramı geliştikçe, ‘yavaş seyahat’ ve ‘yavaş yemek’ trendleri de yükselişe geçiyor. Yavaş seyahatin özünü oluşturan ulaşım araçlarının ise tren, küçük tekneler ve bisikletlerle uzun seyahatler olduğu gözlemleniyor.

ÇEVREYE SAYGI KONSEPTİ

Dünya gündeminde yer alan en önemli konulardan biri de global ısınma. Seyahat severlerin yüzde 54’ü uçakların ekolojik zararlarından endişeli. Yüzde 39’unun ise iklim değişimleri nedeniyle seyahat alışkanlıklarını değiştirdikleri gözlemleniyor. Yüzde 6’sı uçuş miktarını azaltırken, yüzde 3’ü ise uçakla seyahat etmeyi bıraktı. Sakin ve huzurlu destinasyonlarda, geri dönüşümlü objelerle tasarlanan eko-lodge otellerde konaklamak isteyenlerin sayısı hızla artıyor. Fas’ta Kasbah du Toukbal, Afrika’da And Beyond, Wilderness ve Singita otelleri eko-lodge trendinin öncüleri arasında yer alıyor. Karbon ayak izi düşük çevre dostu ulaşım araçları ile seyahat eden bu kitle, uçak yerine tren ve küçük gemileri tercih ediyor. Çünkü uçaklar, trenlere göre 10 kat daha fazla karbon ayak izi üretiyor. Rovos Rail Pride of Africa, Maharajas Express, Venice Simplon-Orient-Express, Royal Scotsman, Golden Eagle Trans-Siberian Express, Danube Express,  Deccan Odyssey,  Shangri-La Express, Eastern & Oriental Express, Glacier Express,  Bernina Express,  Hiram Bingham South America, Andean Explorer,  El Transcantábrico, Blue Train  Africa, British Pullman, Rocky Mountaineer,  Royal Canadian Pacific,  Palace on Wheels,  Darjeeling Himalayan Toy Train,  Sunlander, Al Andalus Express, Rail Tangula By Kempinski, Majestic Imperator ve Northern Belle lüks tren yolculuklarının en güzel örnekleri arasında yer alıyor.

SOSYAL SORUMLULUK TATİLİ

Sosyal sorumluluk ve hayır için yapılan seyahat konseptlerine de yoğun bir talep var. Filantropik yolculuklar, lüks seyahat ile bağış ve yardımı birleştiriyor. Özellikle Asya’da doğal felaketlerden etkilenen, imkanları son derece kısıtlı kasaba ve köylerde okul yapımına ve eğitime katkı amaçlı seyahat edenlerin sayısı artıyor. Kamboçya, Vietnam, Laos, Sri Lanka, Filipinler, Hindistan, Guatemala ve Kosta Rika bu amaçla en çok ziyaret edilen ülkeler. Ayrıca birçok Afrika ve Güney Amerika ülkesine, nesli tükenmekte olan hayvanları ve yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olan doğal güzellikleri görmek ve bu değerleri koruma altına alabilecek fonlar yaratmak amacıyla farklı seyahatler organize ediliyor. Mısır’da Kızıl Deniz’de yunusları, Karayipler’de mercanları, Peru’da Amazon yağmur ormanlarını, Rwanda’da dağ gorillerini korumak için düzenlenen sosyal sorumluluk seyahatlerine katılmak için sırada bekleyen pek çok kişi bulunuyor.

YEREL LEZZETLERİN PEŞİNDE

Seyahat meraklılarının en önemli tutkularından biri de gittikleri ülkelerin yerel lezzetlerini tadabilecekleri en özel mekanları keşfedebilmektir…  En iyi peyniri, en iyi zeytinyağını ya da en farklı aromaları keşfetmek için yapılan gurme yolculuklar, hedef kitlesine lezzet ve serüveni bir arada sunuyor. Dünya genelinde pek çok otel ve restoran ‘Tarladan Sofraya’ mottosu ile Michelin yıldızlı şefler, bağcılar ve lokal meyve-sebze üreticileriyle anlaşarak tadım mönüleri ve detaylı yemek programları oluşturuyor. Kozmopolit şehirlerde yer alan oteller de bu trendi takip ederek dünyaca ünlü şefler ile işbirliği yapıyor. Londra’da The Dorcester & Alain Ducasse, New York’ta L’Atelier de Joël Robuchon & Four Seasons, Tokyo’da Gordon Ramsay & Conrad Hotel, Las Vegas’da Thomas Keller & The Venetian ve Sevilla’da Ferran Adria & Hacienda Benazuza El Bulli bu tarz işbirlikleriyle öne çıkan kurumlar arasında yer alıyor.