TEKNOLOJİ ARTIK SAĞLIĞIN VAZGEÇİLMEZİ

HASTALARIN HAYATINI KOLAYLAŞTIRMA POTANSİYELİNE SAHİP ÇÖZÜMLER SUNAN TEKNOLOJİNİN KULLANIMI, SAĞLIK SEKTÖRÜNDE DE GİTTİKÇE ARTIYOR. SON YILLARDA ORTAYA ÇIKAN SAĞLIKLA İLGİLİ UYGULAMALAR, TEKNOLOJİNİN BU ALANI NASIL ETKİLEDİĞİNİN ÖNEMLİ BİR GÖSTERGESİ. İŞTE TEKNOLOJİNİN SAĞLIK HİZMETİ SUNMAYA YARDIMCI OLABİLECEĞİ BAZI YOLLAR…

Bugünün dijital çağında teknoloji, insan hayatının hemen hemen bütün alanlarını etkisi altına aldı. Sağlık sektöründe de hizmet verimliliği ve tanı güvenilirliğini artırmak için teknolojinin büyük bir önemi var. İnternet daha önce sıradan insanlar için kolayca erişilebilir olmayan bilgiler için yeni bir depo açtı. Bugün insanlar, sağlık sorunlarının ve sağlık sorunlarını önleyici tedbirlerin daha fazla farkındalar. Bu uygulamalar bilginin kullanılabilirliğinin kolaylığı nedeniyle, tıbbi tedavi ile ilgili karar verme sürecinde doktorların yanı sıra hastalara da yardımcı olmakta.

Sarılınabilir robotik ayı
Bu tür robotik sistemlerin çoğu, genellikle çocuk hastanelerinde kullanıyor. Hastaneye başvurulduğu zaman çocuklar genellikle kaygı ve huzursuzluk içindedir. Sarılınabilir ayı gibi robotların kullanımı bu tür durumlarda devreye girer. Böylece robotlar yalnızca hasta ile ilgili veri toplamada yardımcı değil, aynı zamanda yalnız ve ebeveynlerinden ayrılmış olan çocuklara en çok ihtiyaç duydukları duygusal desteği sağlar. Bu uygulama hem hastaya arkadaş, hem de bakım personeli için hastanın davranış verilerini sağlayan bir cihaz gibi kullanılır. Hemşirelik personeline sağlanan bilgiler, hastanın iyi bakılmasını sağlar.

Yapay retina teknolojisi
“Argus II Retinal Protez Sistemi” Second Sight adlı bir şirket tarafından geliştirilmiş. Bu teknoloji ayrıca biyonik göz olarak da biliniyor. Sistem, bir video kamera ile donatılmış. Minyatür video kamera bir mikro elektrot dizisi vasıtası ile hastanın gözlerindeki hasarlı retinaya bağlanır. Düzeneğin diğer parçaları bir çift gözlük üzerine takılmış bir verici, yapay retina ve bir video işleme ünitesidir. Bu sistem ileri retinitis pigmentosa olan hastaların tedavisi için geliştirilmiş. Hareketleri ve görüntüleri algılama yeteneği, bu teknolojinin yardımı ile geliştirilebilir.

Yaşlılar için beyni zinde tutan oyun
60 yaşın üstündeki bireyler için hazırlanmış olan bir çeşit “araba yarışı” tadındaki video oyun, kişilerin zihinlerini dinç tutabilmeleri, çoklu görev kabiliyetlerini ilerletebilmeleri için geliştirilmiş. NeuroRacer ismindeki oyunda, oyuncular yol boyunca yüksek hızda giderken önlerine çıkan işaret ve kurallara hızlıca tepki verebilmeleri gerekmekte. Oyunun geliştirilme sürecinde yapılan araştırmalarda ortaya çıkan verilere göre; oyunu oynayan 60 yaş üstü kişilerde, haftada yalnızca birer saatten 3 gün, toplamda 3 saat oynayanlarda, mükemmel oranlarda gelişmeler görülmüş. Bu araştırma aynı zamanda bilim dünyasında, yaşlanma ile gelen bilişsel beceri azalmasının geri döndürülebileceğini de göstermiş oldu.

Akıllı telefon uygulamaları
Cep telefonları hastaların sağlık alanında bilgi ve hizmet çeşitlerine kolayca erişebilmeleri için, önemli bir role sahip. Mobil uygulamaların faydalarından biri de, doktorlar ve hastalar arasında daha iyi bir iletişim sağlaması. Ayrıca sağlık profesyonelleri ve hastalar için randevu istekleri, sağlık bilgilerine erişim, tıbbi kayıtların dokümantasyonu ve karar verme gibi mevzuları kolaylaştırıyor. 2018 yılına kadar mobil sağlık teknoloji pazarının 8 milyar dolara genişlemesi beklenmekte. Sağlık alanında faydalı mobil uygulamalardan bazıları ise şunlar:
Oksimetre: Kırmızı kan hücrelerinin oksijen içeriğini ölçmek için kullanılabilir. Bu cihaz vücuttan geçen kızılötesi dalgaların emilimini ölçmeyi sağlar yani bir anlamda kırmızı kan hücrelerindeki oksijen miktarını ölçmeyi sağlar. Oksimetre zatürre ve diğer sağlık sorunlarının tanı ve tedavisi için Mozambik’te bulunan sağlık çalışanlarının ihtiyaçları göz önüne alınarak geliştirilmiş.

Genetik hastalıklarda teknolojik gelişmelerin etkisi: Genetik rahatsızlıklar canlı türlerin gen dizisinde meydana gelen hataların oluşması sebebiyle o genin işlevini yerine getirememesi sonucu oluşur. Genetik hastalıklar bu genler ile kuşaktan kuşağa aktarılabilir. Bu sebeple oluşan birçok genetik hastalık mevcut… Biyo-teknoloji ve Moleküler biyoloji dalında gerçekleşen ilerlemelerin sonucunda Türkiye’de bu tür hastalıkların erken tanısı ve tedavisi için önemli adımlar atılmakta. Gen dizileri ile çocuklara geçen birçok hastalık teşhis edilmekte. Bunlar kan grubu, göz rengi, çok parmaklılık, renk körlüğü gibi birçok teşhisi kapsamakta.

Hamilelik: Günümüzde de hamilelik sırasında yapılan birçok tanı metotları mevcut. İkili, üçlü tarama testleriyle çocuklarda down sendromu veya kromozom bozukluklarına bağlı hastalıklar teşhis edilebiliyor. Ancak hedeflenen iyi sonuçlara ulaşabilmek için ailelerin daha bilinçli davranması, doktorların da bu metotları doğru bir şekilde uygulaması gerekmekte. Bu sayede doğumdan önce bir takım risk faktörlerinin önüne geçilebilir ve gen kusurları uygun yöntemlerle önlenebilir.