Tatiliniz Kâbus Olmasın!

Tatiliniz Kâbus Olmasın!

Turizm istatistiklerine göre her yıl 80 milyon kişi gelişmiş ülkelerden gelişmekte olan ülkelere seyahat ediyor. Özelikle tatillerin başladığı yaz aylarında seyahat hastalıklarında ciddi bir artış söz konusu.

Turistlerin yüzde 22-64’ünde seyahatle ilgili hastalıklar oluşuyor. Seyahat edenlerin ortalama yüzde 10’u seyahat sırasında veya sonrasında hekime başvuruyor. Bunların yüzde 1’i de hastaneye yatmak zorunda kalıyor. Sağlık sorunları daha çok gelişmiş ülkelerden gelişmekte olan ülkelere doğru yapılan seyahatlerde ortaya çıkıyor. Çok seyahat eden işadamları, işkadınları, öğrenciler, uluslararası yardım kuruluşlarında çalışanlar ve sağlık ekipleri daha çok risk altında bulunuyor. Peki, seyahatte sizi ne gibi riskler bekliyor, en riskli ülkeler hangileri?

RİSKLİ ÜLKELER

Sahra altı Afrika, Mısır, Çin, Doğu Asya özellikle Tayvan ve Singapur, Pasifik’teki tropikal adalar, Güney Amerika en riskli bölgeler. Seyahatin risk taşıması için seyahatin amacı ve konaklanacak yerler de önemli. İş seyahatlerinde risk daha azken, turistik gezilerde ise risk artıyor. Bunun yanında beş yıldızlı bir otelle, kamp tatilinin riski de aynı değil. Riskler açışından gidilecek bölge ve mevsim de önemli. Bazı hastalıklar yazın, bazıları kışın daha sık görülür. Ayrıca seyahat edecek kişinin yaşının ve kronik hastalığının olup olmaması da önemli bir faktör. Bebekler, çocuklar ve yaşlılar seyahat enfeksiyonlarına daha açık bir grubu oluşturuyor. Şeker, kalp, kanser gibi kronik hastalığı olanlar da yüksek riskli grubun içine giriyor.

EN SIK RASTLANAN HASTALIKLAR

En sık karşılaşılan hastalıklar; virüs, bakteri ya da parazit enfeksiyonları. Enfeksiyonlar, seyahat edilen bölgeden bölgeye değişiklik göstermesine rağmen en sık turist ishali, sıtma, sarı humma, kolera, hepatit A ve B, tifo, zatürre ve griple karşılaşılıyor. Bunların yanında güneş yanıkları ve güneş çarpması, gidilen bölgenin ekolojik yapısına bağlı olarak gelişen alerjik deri enfeksiyonları, kıtalar arası yapılan yolculukta saat farkından dolayı yaşanan uyku bozuklukları (jet-lag), uzun yolculuklarda hareketsiz kalmaktan dolayı “economy class sendromu” adı verilen ve ölümle sonuçlanabilen pıhtılaşma bozuklukları da seyahat hastalıkları arasında sayılıyor.

KORUNMAK MÜMKÜN MÜ?

Artık günümüzün bilinçli tatilcileri ziyaret edecekleri bölgeyi daha yakından tanıyarak, ne gibi önlemler alabileceklerini uzmanlara danışıyorlar. Seyahat öncesi kişinin bu konuda öncelikli enfeksiyon hastalıkları uzmanına başvurması şart. Gideceği bölgenin durumuna göre önlemler alması gerekiyor.

Gidilen bölgenin yiyeceklerinde ve sularında bulunan ve alışık olunmayan farklı mikroorganizmalar ishale neden oluyor. İshalden korunmak için ellerin mutlaka sık sık yıkanması, kapalı şişelerdeki sular dışında su içilmemesi, temizliğinden kuşku duyulan yerlerde yemek yenilmemesi, paketsiz açıkta satılan yiyecekler ve deniz ürünleri, pişmemiş etler, soyulmamış meyveler, soslar, salatalar gibi riskli olabilecek yiyeceklerden uzak durulmalı. Ayrıca yaz aylarında içeceklere konulan buzlara da dikkat edilmesi gerekiyor. Her ne kadar kapalı şişelerden su içilse bile, genellikle şehir şebeke suyundan elde edilen bu buzlar bağırsakların bozulmasına neden olabiliyor. Diş fırçalaması dahi kaynatılmış suyla ya da kapalı suyla yapılmalı.

HEKİMLERE BİLGİ VERİLMELİ
Şeker hastalığı, kalp hastalığı gibi sürekli hekim kontrolü gerektiren bir hastalığı olanlar yola çıkmadan çok önce hekimlerine seyahat planı hakkında bilgi vermeli ve gerekli önlemleri almalı. Örneğin insülin kullananların, uzun sürecek yolculuklar sırasında ve sonrasında insülin saatleri yeniden belirleniyor. On saatten fazla sürecek bir uçak yolculuğunda, örneğin Amerika’ya giderken, ne zaman insülin yapılacak? Amerika’daki saat farkı göz önüne alınınca, oradaki kalış süresince insülin saati değişecek mi? Bu sorular mutlaka seyahatten çok önce hasta ile hekimi arasında tartışılıp yanıtlanmalı. Sürekli ilaç kullanmak zorunda olan hastalar, kalış süresince yeterli olacak miktarda ilacı yanlarında götürmeli.

Çoğu ülkede reçetesiz ilaç almak mümkün değil. Ayrıca, etken madde aynı olmakla beraber, ilacın ismi değişik olabilir. Fazla miktarda ilaç götürülecek ise gümrüklerde bir sorun çıkmaması için, hekimden alınmış ve gidilecek ülkenin dilinde veya İngilizce yazılmış gerekçeli raporu yanlarında bulundurmaları doğru olur. Aynı zamanda sağlığınız sadece seyahatinizle sınırlı değil. Seyahat dönüşü de sağlığınıza dikkat etmeniz gerekiyor.  Seyahat dönüşü en çok karşılaşılan sorunların başında ishal, üst solunum yolu enfeksiyonları, deri döküntüleri ve ateş oluyor. Ateşli hastalık ciddiye alınması gereken bir durumdur. Sıtmaya ve hayatı tehdit edici başka bir nedene bağlı olabilir. Ateş durumunda mutlaka bir enfeksiyon hastalıkları uzmanına başvurulmalı. Seyahat sırasında edinilen bazı hastalıkların kuluçka süreleri uzun olabiliyor. Tüberküloz, sıtma ve hepatitin belirtilerinin oluşması bazen aylar alabiliyor.

SEYAHAT ÖNCESİ HANGİ AŞILAR YAPILMALI?  

Aşıların seçilmesi seyahat edilecek ülkeye, kişinin bağışıklık durumuna, daha önce yapılmış aşılarına, eğer enfeksiyon edinilirse ciddiyetine, aşının kendisinin yapacağı yan etkilere göre yapılıyor. Tetanoz/difteri (10 yılda 1), kızamık aşısı ise olmayanlara yapılıyor. Diğer aşılar ise hepatit A, hepatit B, tifo, grip ve sarıhumma. Hastalığın yerleşik olduğu ülkelere girerken yapılması yasal olarak zorunlu olan sadece iki aşı var: Sarıhumma ve meningokok aşıları.

Hiçbir ülke için kolera aşısı gerekli değil. Sarıhumma ekvator Afrikasında ve Güney Amerika’da yerleşik; Hindistan ve Kuzey Afrika için de bir ölçüde risk bulunuyor. Sarıhumma aşısı sadece Sağlık Bakanlığı tarafından izin ve onay verilmiş merkezlerde yapılıyor ve aşının yapıldığını gösteren belge, seyahat belgelerine ekleniyor. Sarıhumma aşısı canlı aşıdır. Gebe kadınlara, bağışıklık kusuru veya direnci kıran hastalığı olanlara yapılmamalıdır.

Meningokok aşısı da menenjit etkeni olan mikrobun A,C,Y ve W135 alt gruplarına etkilidir. Sahra altı Afrika ülkelerinde uzun süre kalacak olanlara önerilmektedir. Meningokok hastalığının yerleşik olduğu bu bölge dışında, Nepal, Kenya, Tanzanya gibi daha önce salgınların bildirildiği ülkelere gidecek olanlara da yapılması gerekiyor. Suudi Arabistan’a hacca gidecek olanlara da meningokok aşısı yapılmalıdır.

Sağlıklı seyahat için:

Hastane Derindere İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ergün Kasapoğlu seyahatte sağlığınızı korumak için yapmanız gerekenleri şöyle sıralıyor:

-Gideceğiniz ülkede yiyecekler, içecekler, hastalıklar konusunda bilmeniz ve dikkat etmeniz gerekenleri gitmeden önce mutlaka seyahat acentanızla konuşun.

-Gideceğiniz ülkede özellikle tetanoz ve zatürre başta olmak üzere riskli hastalıklar varsa, bu hastalıklarla ilgili aşılarınızın güncel olup olmadığını sorgulayın. Yüksek riskli yerlerde ek aşılar gerekebilir. Bu nedenle belli bir yaşın üzerindeyseniz ve kronik bir sağlık probleminiz varsa yurtdışı seyahat planınızı mutlaka hekiminize danışarak yapın.

-Tüm tatil boyunca kullanmanız gereken reçeteli ilaçlarınızı yanınıza aldığınızdan emin olun.

-Acil durumlar için yanınızda ağrı kesici, ateş düşürücü, böcek sokmalarına karşı ilaç, güneş kremi, antibakteriyel mendil ya da jel, antibiyotik kas gevşetici gibi kullanabileceğiniz ilaçları içerecek küçük bir ilkyardım seti bulundurun. Ancak kanlı ishal, şiddetli karın ağrısı, yüksek ateş gibi problemlerle karşılaşırsanız mutlaka hekime başvurun.

-Uzun bir uçuş yapacaksanız bacaklarınızda kan pıhtısı oluşma ihtimalini önlemek için her saat başı ayağa kalkıp birkaç dakika yürüyün veya ayaklarınızı uzatın.

-Jetlag yaşamak istemiyorsanız uçuş sırasında hafif bir yemek yiyin; alkol ve kafeinden kaçının.

Yaz ishalleri yaşamamak için:

– Tatil yaparken sadece iyice pişirilmiş et yiyin.

– Ne kadar iştah açıcı olursa olsun, sokak satıcılarından yemek yemekten kaçının.

– Meyveleri kendiniz soyun.

– Açık su yerine şişelenmiş su tüketin.

– Pastörize edilmemiş süt ürünlerinden ve çiğ veya pişmemiş deniz ürünlerinden kaçının.

– Buz kullanmaktan kaçının.

– Diş fırçalarken şişelenmiş su kullanın.