Sosyal Medyanın Turizmdeki Etkisi Artıyor

Sosyal Medyanın Turizmdeki Etkisi Artıyor

Sosyal medya yavaş ama emin adımlarda neredeyse tüm sektörlerdeki pazarlama stratejilerini değiştiriyor. Bazı sektörler bu dönüşüme hızla ayak uydururken, bunlardan biri de hiç şüphesiz ki turizm.

Bugün turizmcilerin hedefinde milenyum kuşağının olduğu dikkate alınırsa, turizm pazarlamasında sosyal medyanın önemi bir kez daha artıyor. Sosyal medyanın insanların tatile bakış açısını değiştirdiğini söyleyen Regnum Carya Yönetim Kurulu Başkanı Ali Şafak Öztürk de insanları takip etmeye motive eden paylaşımların turizm destinasyonlarını da çeşitlendirdiğini ifade ediyor.

Son yıllarda sosyal medyanın etkisi ile insanların tatile bakış açısının değiştiğini ifade eden Öztürk, “İnsanları takip etmeye motive eden sürekli paylaşımlar görüyoruz. Bir arkadaşınız Bali’ye gitmiş ve oradan görsellerini sosyal medyasında paylaşmış ise onu takip eden insanlarda da o bölgelere gitme isteği uyanıyor.” diyor.

Ali Şafak Öztürk, artık gezmek ve tatil yapmak için çok daha fazla imkân olduğunu da anımsatarak, destinasyonların da buna göre çeşitlenmiş durumda olduğunu söylüyor. Pazarları çeşitlendirme adına sosyal medyayı çok önemsediklerinin de altını çizen Öztürk, “Yabancı turistler paketlerini zenginleştirerek, 3-4 gün İstanbul’da geziyorlar, oradan da Antalya’ya gelerek golf oynuyorlar.” ifadelerini kullanıyor.

SOSYAL MEDYANIN YENİDEN KEŞFETTİĞİ HAZİNE: DOĞU EKSPRESİ

TCDD Taşımacılık AŞ bünyesinde her sabah Ankara Gar’dan kalkan, irili ufaklı birçok duraktan geçerek Doğu’nun derinliklerine doğru uzanan Doğu Ekspresi, Kars’ta son yolcularını indiriyor.

Yaklaşık 25 saat süren bu yolculuk boyunca Türkiye’nin en güzel manzaraları sizleri karşılarken, sosyal medya paylaşımları ile bu hatta rağbet gösterilmesi de kaçınılmaz oldu. TCDD Taşımacılık AŞ’nin Instagram, Facebook, Twitter ve YouTube hesaplarından yapılan paylaşımlara, yolculuğa katılan gençlerin paylaştıkları seyahat deneyimleri de eklenince Doğu Ekspresi’nde adeta talep patlaması yaşanmış durumda.

Bu sürecin sonunda Doğu Ekspresi başlı başına bir marka haline gelirken, trenin artık sadece bir ulaşım aracı olarak görülmediği, bunun ötesinde bir turizm faaliyeti-aktivitesi olarak değerlendirildiği de çok açık. Bu yönüyle Doğu Ekspresi’nin Trans Sibirya benzeri bir etki ve çekiciliğe sahip olduğu da söylenebilir.

TCDD Taşımacılık AŞ bünyesindeki Vangölü Ekspresi, Güney Kurtalan Ekspresi, Fırat Ekspresi, Pamukkale Ekspresi ve Toros Ekspresi gibi ülkemizin eşsiz manzarasına sahip güzergâhlarının da aynı popülerliğe ulaşıp ulaşmayacağı ise şimdilik merak konusu.

SOSYAL MEDYANIN MALDİVLER’İ: SALDA GÖLÜ

Yaklaşık 185 metre derinliğe sahip, 6 bin 800 metre eninde, 9 bin 86 metre uzunluğunda tektonik bir çukurun üzerinde ve kapalı bir havzada yer alan Salda Gölü de sosyal medya etkisi ile popüler olan doğal güzelliklerden.

Çevresinde bisiklet turları düzenlenen, kuş gözlemi yapılan, yüzülen ve dalış gerçekleştirilebilen Salda Gölü, Burdur’un bir köşesinde gizlenirken sosyal medya sayesinde binlerce turistin ağırlandığı bir yer haline geldi.

Beyaz kumsalı ve suyunun berraklığıyla Maldiv Adaları’na benzetilen Salda Gölü, geçtiğimiz yaz sezonunda 300 bin civarında ziyaretçiyi konuk etti.

SINIRLARI AŞAN GÜZELLİK: KAPUTAŞ PLAJI

Antalya’nın gözde ilçelerinden Kaş’taki dünyaca ünlü Kaputaş Plajı, suyunun benzersiz turkuaz rengiyle her gün yüzlerce yerli ve yabancı turisti ağırlıyor. El değmemiş doğallığıyla dünyanın en güzel plajları arasında gösterilen Kaputaş Plajı, son yıllarda sosyal medyanın etkisiyle popülerliğini iyiden iyiye artırdı.

Öyle ki Fethiye-Kaş yolunda seyahat edenler, çektikleri fotoğraflarda Kaputaş Plajı’nı fon olarak kullanarak poz vermeden geçmiyor. Yaz ve kış aylarında farklı renklere bürünen, tamamen doğal çakıl ve kumlara sahip Kaputaş’ı, koyun Akdeniz’e bakışı ve renginin kanyonla bütünleşmesi de farklı kılıyor.

Son yıllarda Türkiye’ye tatile gelen ünlülerin de uğrak yerlerinden biri olan Kaputaş Plajı, ünlülerin sosyal medya paylaşımlarıyla uluslararası bir üne de kavuşmuş durumda.

SOSYAL MEDYADAKİ CENNET: KARAGÖL

Yeşilin ve doğanın kendini cömertçe hissettirdiği Artvin Borçka’da bulunan Karagöl de fotoğraf, sosyal medya ve doğa tutkunlarının ilgisini çekiyor.

Türkiye’nin saklı cennetlerinden biri olarak gösterilen Karagöl ile çevresindeki vadiler ve yaylalarda ortaya çıkan manzara; şehir ve iş yaşantısının stresinden uzaklaşıp, doğayla baş başa vakit geçirmek isteyenleri kendine çekiyor.

Sosyal medya paylaşımları ile güzelliğini tüm Türkiye’ye duyuran kuzeydeki doğa müzesi Karagöl, daha parka varmadan, size eşlik eden gürül gürül suları, şelaleleri ile eşsiz kareler yakalayabileceğiniz bir doğa harikası. Sosyal medya paylaşımlarına bakılırsa Karagöl’ün gelecek yıllarda daha popüler olması, ününü yurtdışına taşıması kaçınılmaz.

BULUTLAR ÜSTÜNDEKİ RÜYA: POKUT YAYLASI

Doğu Karadeniz’de yaylalar, son yıllarda yerli ve yabancı turistlerin akınına uğramış durumda. En eskisi 250 yıllık olan 50 civarında yöresel ahşap evin bulunduğu, geniş çam ormanlarıyla çevrili, 2 bin 170 rakımlı Pokut Yaylası, dağ yürüyüşü yapmayı sevenlerle fotoğrafçıların vazgeçemedikleri yerler arasında bulunuyor.

Sosyal medyada bulutların üzerindeki salıncak ve kahvaltı fotoğrafları ile popülerliğini artıran Pokut Yaylası, zor ulaşım şartlarına rağmen her yıl katlanarak artan sayıda turiste ev sahipliği yapıyor.

SOSYAL MEDYA MORA BOYANDI

Kuyucak köyünde, 1975 yılında Fransa’dan getirilen 30 kök fideyle üretimine başlanan ve son 4 yıla kadar sadece aromatik bitki olarak değerlendirilen lavanta, sosyal medyada paylaşılan fotoğraflarla 2014’te turizm açısından popüler hale geldi.

Sadece Fransa’nın Provence bölgesinde görülebilen bu doğal güzelliğin Isparta’da da olduğunu duyan fotoğraf sanatçıları, doğaseverler köye akın etmeye başladı. Gün geçtikçe adını duyuran Kuyucak köyündeki lavanta tarlaları, evlenecek çiftlerin de düğün fotoğrafı çektirdiği uğrak mekânlardan oldu.

Lavantaya yönelik ziyaretçi akınını değerlendiren köy halkı, lavantadan üretilen bal, gelin tacı, kurutulmuş lavanta çiçeği, sabun, parfüm çeşitleri ve lavanta yağı gibi birçok ürünün yer aldığı stantlarını sabah erken saatte açarak hava kararıncaya kadar satış yapıyor.

CEP TELEFONLARININ KAMERA SAVAŞI

Akıllı telefonların tüm donanımları gibi kameraları da son yıllarda büyük bir hızla gelişiyor. Birçok marka üstün kamera özelliklerine sahip akıllı telefonlarını piyasaya sürerken, artan sosyal medya kullanımı bunda belirleyici oluyor.

Özellikle son dönemde piyasaya çıkan telefonların kameraları profesyonel fotoğraf makinelerini aratmazken, 4K video çekim özelliği sunan telefonlar da YouTuber’lara göz kırpıyor. Teknoloji firmalarının bu gelişimi, iyi fotoğrafların çekilmesini; iyi fotoğraf çekimi de sosyal medyanın turizm eğilimlerine yön vermesini sağlıyor.

“NET LAG” KORKUSU DA SOSYAL MEDYAYA YÖNELTİYOR!

Son yapılan araştırmalara göre; tatil arayışı ve planlaması, Y Kuşağının üçte birine çok stresli geliyor. Gezginler, sadece 45 dakikadan sonra sıkılmalarına rağmen yaklaşık 10 saatlik bir süreyi tatilleri için araştırma yaparak geçiriyor.

Y kuşağı gezginlerin neredeyse üçte biri (%29), tatil araştırmasını ve planlamasını hayatlarındaki ‘en büyük streslerden biri’ olarak görüyor. Yeni nesil gezginlerin en basit tatili bile planlamak için yaptıkları ve bitmek bilmeyen ‘ayak işi’ nedeniyle ‘Net Lag’ (Ağ Yorgunu) olmaktan çekiniyor.

Bu nedenle tatilcilerin %88’i son kararı vermek için, diğer gezginlerin değerlendirmelerine güveniyor ve itibar ettikleri hesapların sosyal medyadaki paylaşımlarına göre tercihte bulunuyor.

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI REKLAM BÜTÇESİNİ DİJİTALE KAYDIRIYOR

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamada, çağa uygun tanıtım yapacaklarını sosyal medya ve dijital ortam reklamlarına ağır vereceklerini belirterek, “Offline tanıtıma çok önem verildi bugüne kadar, doğruydu da ama artık geldiğimiz çağda ‘offline’ın çok çok etkisi yok. 2019 itibarıyla reklam bütçelerimizin ciddi şekilde arttığını göreceksiniz, reklam kampanyalarımızın şeklinin değiştiğini göreceksiniz. Çağa uygun ‘YouTuber’lar, ‘Trendsetter’lar gibi sosyal medyada ses getirecek tanıtım kampanyaları yapacağız. Türkiye’nin algısını değiştirecek, turizm algısını değiştirecek çalışmalar yapacağız.” demişti.