SOSYAL MEDYA HAYATLARIMIZI NASIL ETKİLİYOR?

SOSYAL MEDYA HAYATLARIMIZI NASIL ETKİLİYOR?

TEKNOLOJİNİN İLERLEMESİ İLE BERABER İNTERNET VE AKILLI TELEFON OLDUKÇA YAYGINLAŞTI. BU DURUM BİR YANDAN; KİŞİLERİN İLETİŞİMİNİ, BİLGİ PAYLAŞIMINI VE EĞLENMELERİNİ SAĞLARKEN BİR YANDAN DA PSİKOLOJİK SORUNLARA YOL AÇABİLİYOR!

“Sosyal medya kullanım amaçları kişilere sorulduğunda genelde; yakın çevre, aile ve dostlar ile iletişim içerisinde kalmak ve görünür olmak gibi cevaplar alınıyor. Ama bu durum çoğu zaman, yalancı-sahte dijital kimlikler oluşmasına neden olup kişilerin hayatlarını olumsuz etkilemektedir.” diyen İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Gözde Gündoğdu Meydaneri, merak edilenleri açıkladı:

OLDUĞUMUZDAN FARKLI MI DAVRANIYORUZ?

Sosyal medya kullanımı esnasında oluşan riskli durumlardan biri de; sosyal medyanın verdiği bağımsızlık ortamına bağlı, kişinin olmak istediği yer ile olduğu yer arasındaki uçurumu kapatma çabasıyla kendisini olduğundan farklı göstermesidir. Buna bağlı olarak kişilerin, gerçek ile yüzleşmekten kaçınması gibi sorunlar ortaya çıkabiliyor.

BAĞIMLI OLDUĞUMUZU NASIL ANLARIZ?

Bağımlılığın bir takım kriterleri vardır. Sosyal medya bağımlılığı, diğer bütün bağımlılıklarda olduğu gibi ödüllendirme sisteminin devreye girmesi ile oluşan bir durumdur. Bu bağlamda; sosyal medyayı kullanmıyorken eksiklik hissediyorsak, sabah kalktığımızda ilk önce aklımıza elimize telefon almak geliyorsa, her gün normalde geçirdiğimiz saatten çok daha fazla saat geçirmeye başladıysak, telefonu sık sık bildirim gelmiş mi diye kontrol ediyorsak, işlevselliğimiz buna bağlı olarak bozuldu ve aklımız sürekli orada kalmaya başladı ise sosyal medya bağımlısı olma yolunda ilerliyoruz demektir.

İDEAL KULLANIM SÜRESİ NE KADAR OLMALIDIR?

Bu durum kişiden kişiye değişmekte olduğu için ideal bir kullanım süresinden bahsedemeyiz. Çünkü bazı işlerimizin dijital ortamdan yürütülmesi gerekiyor, bunun yanında mesleğini bizzat sosyal medya üzerinden icra etmesi gereken kişiler var. Burada önemli olan, kullanımı kontrol edebilmektir. Bireylerin kendisini tutamayıp sık sık sosyal medyaya yönelmesi, uyku düzeninin bozulması ve günlük hayatındaki işlerini aksatması, ilişkilerinin bozulması o kişiler için bağımlılık açısından riskli bir kullanımdır. Kişinin hayatındaki dengeleri düzgün kurması lazım.

ÇOCUKLARI TELEFON/TABLET KULLANIMINDAN NASIL VAZGEÇİREBİLİRİZ?

Ebeveynler, çocuklar ile geçirdikleri zamanın kalitesini arttırarak bu sorunu aşabilirler. Çocuk ile birlikte dışarı çıkmak, oyun oynamak gibi sosyal aktiviteler de bulunularak çocuğu tablet/telefon kullanımı engellenebilir. Yine de çocuğun dikkatini bir şekilde, telefon ya da tablet çekiyor ise ona hissettirmeden dikkatini farklı bir alana kaydırmak gerekir. Bunlar bir anda başarılamasa da, yavaş yavaş çocuk ilgilisini farklı alanlara kanalize etmeye başlayacaktır. Çocuklar istedikleri olmayınca ebeveynleri ile kavga edebilirler. Önemli olan, çocuğa hayır diyebilmek ve sınır koyabilmektir. Çocuğa bir kere hayır denildiğinde çocuk, ilk etapta ağlayıp bağırsa da bir süre sonra bunu kabul edecek ve ağlamanın, dediğini yaptırmaya giden bir araç olduğunu düşünmekten vazgeçecektir.

STALK YAPMAK BAĞIMLILIK MIDIR?

Bire bir stalk yapmak bağımlılıktır diyemeyiz çünkü, “merak etmek” insan psikolojisinde kişiyi bir şeyler öğrenmeye, yapmaya ve motive etmeye sevk eden bir dürtüdür. Önemli olan bu merakın düzeyi ve hangi nesneye ne amaçla yöneldiğidir. Bir kişinin başkasının hayatını merak etmesi bir dereceye kadar normal olabilir ama birey artık kendisine ve çevresine zarar vermeye başladıysa, zihni çoğunlukla izlediği kişiyle meşgul,  kıskançlık ve nefret gibi duygular besliyor ve günlük hayatı etkileniyor ise bu kişilerin yardım alması gerekmektedir.

BAĞIMLIKTAN KURTULMAK İÇİN NELER YAPABİLİRİZ?

Çok fazla şey yapılabilir bu konuda. Kişiler sosyal medyaya aktardığı hayat enerjisinin bir kısmını, kendi günlük gerçek iletişimlerinde kullanabilirler. Ya da en azından uzun zamandır görmediği bir arkadaşı ile otururken telefonlarını çantalarına koyabilirler. Bireyler sosyal medya kullanım saatlerine kendileri sınırlandırma getirebilir. Kişiler, sosyal hayatın içerisinde kendilerine uygun, gerçek ve kendilerini tatmin eden uğraşlar edinmelidirler. Bu konuda irademizi ortaya koyamıyorsak ve sosyal medya hayatımızı günden güne daha çok ele geçirmeye başladıysa, profesyonel yardım almamız kesinlikle gerekmektedir.

İLİŞKİLERİN DİJİTAL PROBLEMİ: ONU NEDEN LİKE/STALKLADIN!

“O fotoğrafı neden ‘like’ladın”, “Onu neden takibe aldın”, “Konum at”, “Gördün, ama yazmadın” ya kendi ilişkimizde ya da arkadaş çevremizde sık sık duyduğumuz dönemimizin en yaygın cümleleri! Genel yaşamımız dışında sosyal medyanın romantik ilişkileri nasıl etkilediğine dair bilgileri de İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Gözde Gündoğdu Meydaneri şöyle açıkladı:

90’lı yılların ortaları itibarı ile internetin hayatımıza girmesi ve buna bağlı olarak; yaşantımızın çoğu alanında kademeli olarak gerçekleşen kabuk değişiminin, ilişkilerin yaşanma biçimini de etkilediği söylenebilir. Sohbet programları ile başlayan sürecin; arkadaşlık siteleri, sosyal medya kanallarının da artması ile bu şekilde sanal ortamda başlayan romantik ilişkilerin de artmakta olduğunu gözlemliyoruz.

KİŞİNİN SOSYAL MEDYA PROFİLİ GERÇEĞİNDEN FARKLI OLABİLİR

Yeni başlayan romantik ilişkilerde; kişiler, yeni tanıştıkları partnerlerinin profillerini incelemeye epey zaman sarf edebiliyor. En nihayetinde yeni tanışılan kişinin, sosyal medya profillerinin onun gerçek halinden uzak olabileceği ihtimalini göz önünde bulundurmak; sonrasında oluşabilecek hayal kırıklığının da önüne geçecektir.

BAŞKA BİRİNİ “LİKE”LAMAK KISKANÇLIK SEBEBİ

İlişkide dijitalleşme ile beraber; somut kavramlardan soyut kavramlara geçilmesinin, bazı çiftlerde kafa karışıklığı oluşmasına neden olduğu görülmektedir. Örneğin; ilişkinin niteliğine ve paylaşımın içeriğine bağlı olmakla beraber, partnerin başka birisinin paylaşımını ‘like’laması sosyal medyada normal kabul edilebilecek bir davranış iken, bu davranış sonucunda çiftler arası kıskançlık nedeni ile kavgalar olabilmekte, yine birbirlerinin fotoğraf/paylaşımlarını beğenmediklerinde bazı çiftler arasında tartışmalar olabilmektedir. Bazı kişiler; partnerlerinin kiminle arkadaş olduğunu, kimi takip ettiğini, kimin paylaşımlarını beğendiğini, kimi arkadaşlıktan çıkardığını takıntılı bir şekilde takip ediyor olabilir, bu durum hem ilişkide var olan bir güven problemini gösterir hem de romantik ilişkinin geleceğini olumsuz yönde etkiler.

YAZIŞMA PROGRAMLARI GÜVEN SARSIYOR

Bazı yazışma programları, birbirleriyle o sırada bir arada bulunmayan çiftler için o an yaşadıkları durumu anlık olarak paylaşmaya olanak sağlamıştır. Fakat bununla beraber, taraflardan birinin kişilik yapısı ve karşıdakine güven duyma sorunu çerçevesinde şekillenen ötekini kontrol etme davranışı (şu an neredesin, ne yapıyorsun, fotoğrafını çekip yollar mısın, konum at, mesajımı gördün mavi tik oldu ama cevap vermedin vb.) kontrol edilen taraf ve sonuçta ilişki için oldukça yıpratıcı olabilmektedir.

BAŞKALARINI UMURSAMAYIN

Çiftlerin çevresinde bulunan kişiler, yine sosyal medya kullanımını baz alarak, ‘beraber oldukları fotoğrafları silinmiş, birbirlerini takipten çıkarmışlar, birbirlerine sitemli ve gönderme içeren paylaşımları oldu, demek ki ayrılmışlar’ gibi çiftlerin gıyabında yorumlarda bulunabilirler. Bu durum da, eğer gerçeği yansıtmıyor ise söz konusu kişilerin morali bozulabilir ve mevcut ilişkiyi yıpratabilir. Her insanın kişiliği benzersiz ve özeldir. Dolayısı ile her davranışın ‘kendince’ bir nedeni vardır. Kişinin sosyal medya profilinde değişiklik yapmasının çok farklı sebepleri olabilir. İlişki dışındaki yorumlar da yorum yapanların kendi iç dünyalarından süzülmüş tahminlerdir. Bu nedenle, söz konusu iki farklı insanın bir araya gelmesi ile oluşan ilişkiler olduğunda kişiler dışarıdan yorum yapıyorlarsa daha dikkatli olmalıdır.

ESKİ SEVGİLİNİZİ “STALK”LAMAYIN

Romantik ilişkilerin bitimi sonrası eski partnerin sosyal medya hesaplarını halen “stalk”lamak, “beni engellemiş mi?” düşüncesi ile farklı hesaplar üzerinden takip etmek kişinin kendi hayatına dair önemli oranda zaman ve enerji kaybına neden olacak, bazı kişiler için ayrılık sonrası partnerin hayatından çıkması ile oluşan yas sürecinin daha komplike hale gelmesine neden olabilecektir. Bu nedenle, ayrılık sonrası eski partnerinizi unuttuğunuzdan emin değilseniz onu takip etmeye/stalklamaya devam etmemek, sizden sonraki ilişkilerini takıntılı bir şekilde araştırmaktan uzak durmak ve kendinize, hayatınıza dair yeni kapılar açmak daha uygun bir davranış şekli olacaktır.