SON YILLARIN TEKNOLOJİ TRENDİ: SANAL GERÇEKLİK

Sanal gerçeklik, uzmanların geleceğe damga vurmasını bekledikleri teknolojilerden birisi… Son zamanlarda adından sıkça söz ettiren bu uygulamanın yakın gelecekte hayatımızı tamamen değiştirebilecek bir proje olduğu söyleniyor.

Sanal gerçeklik, bilgisayarlar tarafından simüle edilen ortamlara deniyor. Teknik olarak sanal gerçeklik terimi bireylerin orda olma hissini yaşadığı bilgisayar kaynaklı 3 boyutlu ortamlar için kullanılıyor. Kullanıcılar kullandıkları kasklı ekran, gözlük aracılığıyla bulundukları ortamdan uzaklaşarak, sanal ortamlara dâhil oluyor. Teknolojiyi deneyimlemek için kullanılan bu gözlüklerin temel amacı dış dünyadaki uyarıları bloke ederek, yaratılan sanal ortamın, görsel ve müziklerin de yardımıyla, gerçekçiliğini olabildiğince arttırmak. O ortama girdiği andan itibaren kullanıcının gerçeklik ile bağlantısı kopuyor ve tamamen sanal gerçekliğin yaratıldığı ortamda olma hissini yaşıyor.

Sanal gerçeklik son yıllarda adından söz ettirse de aslında ilk örneği 1960’lı yıllara dayanıyor. Fakat teknolojik gelişmelerin sadece eğitim, sağlık gibi temel gereksinimlere odaklanması ile sanal gerçeklik üzerinde durulmadı. Bilim kurgu filmlerine ilham kaynağı olan sanal gerçeklik, 1977 yılında Star Wars serisinin ilk filmiyle hayatımıza girdi. Dünyanın aslında beynimizin içinde gerçekleşen bir simülasyon olduğu üzerine kurulu Matrix serisi de bunun çarpıcı örneklerinden biri. Sinema filmleri ve bilgisayar oyunlarında, yazılım içine hapsedilen karakterlerle başlayan serüven, bugün birçok sektöre kadar uzandı. Öyle ki yakın gelecekte satın almayı düşündüğünüz evleri bile sanal gerçeklik gözlüğü sayesinde tıpkı içindeymiş gibi gezebileceğinizi biliyor musunuz? Daha da yaygınlaşacak bu ileri teknoloji ile sanat galerilerine, müzelere, dijital turlarla katılabilecek ve tarih boyunca yaşanmış savaşları, sanal gerçeklik gözlüğü ile izleyebileceğiz. Uzaktan eğitim imkânını da sınır tanımayan bir hale getiren sanal teknoloji, eğitimde de çığır açacak gibi görünüyor.

İşte sanal gerçekliğin kullanım alanları:

Seyahat: Seyahat özellikle daha önce tecrübe edilmeyen bölgelere yapıldığından dolayı kolay ama sancılı bir süreçtir. Kişilerin internet üzerinden gerçekleştirecekleri rezervasyonlarda odaların belirtildiği şekilde olup olmadığı konusundaki sorular yöneltmesi genellikle karşılaşılan durumlardan birisidir. Sanal gerçeklik teknolojinin bu problemi büyük ölçüde çözülmesine katkı sağlayabilir. Airbnb gibi popüler tatil şirketleri seyahat öncesinde rezervasyon yapılan hotel ve etrafında tur imkânı sunmayı planlıyor. Müşteri yorumlarına belirli bir ölçüde güvenebilirken sanal gerçeklik aracılığıyla gezi planlarında yaşanabilecek problemlere dair riskleri ortadan kaldırabilirsiniz.

Perakende: Sanal gerçekliğin perakende sektöründe ‘almadan önce dene’ konseptini uygulanabilir hale getireceğini söylemek mümkün. İnternet üzerinden giyim alışverişi yapmak için gezinirken beğendiğiniz bir elbiseyi giyebileceğinizi düşünün. İnternet üzerinde bu şekilde yapacağınız bir alışverişin, alışveriş sepeti yaklaşımının dışında gerçek deneyimden pek farkı olmayacaktır. Sanal gerçeklik ile perakendecilerin üç boyutlu ve interaktif alışveriş deneyimini sunması sağlanabilir. Bu altyapı ile müşterilerin güveninin kazanılmasının ötesinde perakende sektöründeki kuralların köklü olarak değişmesi, iade süreçlerinin ve şikâyetlerin önemli ölçüde azalması söz konusu olabilecek.

Emlak: Emlak sektörü, sanal gerçeklik teknolojisi uygulamaları konusundaki en kapsamlı dönüşümlerin gerçekleşeceği sektörlerin başında geliyor. Örneğin, emekli bir çiftin bir konutu almadan önce turlayabilmesi sanal gerçeklik ile mümkün olabilecek. Sanal gerçeklik teknolojisi ile birbirinden tamamen farklı; fakat aynı ortam için geçerli olan tasarımların her bir müşteri için özel bir şekilde sanal olarak oluşturulabilme imkânı olabilecek. Bu sayede belirli bir alanda çok sayıda farklı tasarımın müşterilere sunulabilecek.

Kurumsal alan: Sanal gerçeklik artık tarihi geçmiş farklı kurumsal operasyonlar için daha uygun maliyetli çözümler sunulmasını mümkün hale getiriyor. Teknolojinin yaygınlaşmasıyla küçük ölçekteki şirketlerin çalışan eğitimi ve oryantasyonu gibi konulara yatırım yapması önem taşıyor. Hem maliyetli hem de zaman alan toplantı organizasyonları gibi kurumsal operasyonları değiştirmede teknolojinin önemli bir potansiyeli bulunuyor. Örneğin, sanal gerçeklik sayesinde dünya genelindeki pek çok çalışanın interaktif ve 3 boyutlu bir ortamda eğitim alabilmesi mümkün olabilecek.

Sağlık: Sanal gerçeklik sayesinde tıp eğitiminin ciddi bir dönüşüm sürecine gireceğini söylemek mümkün. Pratisyenler yeni teknolojilerle sunulan daha interaktif ve gerçekçi bir ortamda ekipman ve uygulamalar konusundaki açıklamalara erişebiliyor olacak. Uzun metinlerin, video rehberlerinin ve birincil öğrenme araçlarının olduğu günler geride kalıyor. Örneğin, sanallaştırılmış bir model üzerinde ameliyat yaptığınızı hayal edin.

Oyun: Oyuncular her zaman için oyun deneyimini farklılaştıracak bir sonraki devrimin arayışı içerisindedir. Sanal gerçekliğin oyunculara sunduğu ve oyun deneyimini farklı bir boyuta taşıyan ortam şu ana kadarkinden oldukça farklı bir deneyim sunuyor. Şu an için bu altyapının yüksek fiyat etiketine sahip olması adaptasyonu sınırlayan etken olmasına karşın daha fazla ürünün pazarda boy göstermeye başlamasıyla her oyuncunun erişebileceği bir nokta olacağını söyleyebilmek mümkün.