NASA İLE UZAY YOLCULUĞUNU TARİHİ

ATMOSFER DIŞINA İLK ÇIKILDIĞI GÜNDEN AY’A GİDİLENE, ONDAN MARS’A KADAR UZANAN YOLDA, NASA’NIN KULLANDIĞI EKİPMANLARI BİR ARAYA GETİRDİK.

İnsanın uzaya olan merakı belki de ilk göklere baktığı zamandan kalan bir miras. İlk araçları icat edip kullanmaya başladığı günden beri de, bu hayalin peşinde. Atmosfer dışına ilk çıkıldığı günden Ay’a gidilene, ondan Mars’a kadar uzanan yolda, NASA’nın kullandığı ekipmanları bir araya getirdik.

Önce edebiyatın, sonra da bilimin peşine düştüğü uzay yolculuğu artık neredeyse sıradan bir konu hâline geldi. Sadece yörüngeye çıkabilmek için dünyanın herhangi bir şehrindeki orta büyüklükte bir evi satmak yeterli. Daha fazlası, uzay turizmine giriyor ve elbette kişisel bir serveti olanları ilgilendiriyor. Biz ise, Mars’a koloni kurmanın tartışıldığı şu sıralar, NASA’nın uzay macerasındaki ekipmanları, taşıtları ve teknolojileri mercek altına almaya karar verdik.

ATLANTIS STS-135
Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) malzeme ve parçaları teslim etmekle görevli Atlantis, Nasa’nın 30 yıllık uzay mekik programı dâhilinde yörüngeye en son çıkan araç oldu. Ayrıca üretilen sondan bir önceki uzay mekiği olan STS-135, son görevini Temmuz 2011’de gerçekleştirdi. Atlantis’in dış malzemesi 1.648° C’ye kadar olan sıcaklıklara dayanabiliyordu. Karbon kaplama takviyeli kaplamalı burun kapağı, fırlatma, yükselme, yeniden giriş ve iniş esnasında karşılaşılan, sıcaklığın en yüksek seviyede olduğu aşırı durumlara dayanabilir. Aracın yüzeyi, yeniden kullanım ve hafiflik amacıyla tasarlanan, düşük maliyetli termal koruma sistemiyle kaplıdır.

ARAÇ MONTAJ BİNASI
Nasa’nın Florida’daki Kennedy Uzay Merkezi’nde yer alan Araç Montaj Binası, her biri 11,5 metre uzunluğunda ve 150 ton ağırlığındaki iki roket montajı yuvasına ev sahipliği yapmaktadır. Tesis, tüm Apollo uzay araçlarını oluşturmak için kullanıldı. Her ikisi de NASA’nın Mars’a Yolculuk görevinde kullanılacak olan Uzaya Fırlatma Sistemi ve Orion uzay aracını barındıracak şekilde genişletildi. Yeni kurulum, SpaceX gibi ticarî uzay şirketlerinin siteyi kullanmalarına da izin veriyor.

AY TAŞITI
Tamamlandığı 1971 yılında 38 milyon dolara mâl olan (günümüzde 225 milyon dolardan büyük bir miktara eşdeğer) Lunar Rovar Vehicle adlı ay taşıtı, şimdiye kadar yapılmış en pahalı araçlardan biridir. 210 kg ağırlığındadır ve Ay yüzeyinde hareket ederken 490 kg’lık yük taşıyabilecek şekilde tasarlanmıştır. Ay Modülü ile Ay’a başka bir Ay Taşıtı da gönderilmiş ve hâlen Ay’da durmaktadır. Sadece 17 ay içinde üretilen taşıt, 1971 ve 1972 yıllarında, üç Apollo programında kullanıldı. Tekerlekleri, Ay’ın özel atmosferi, arazisi ve basıncına dayanacak şekilde tasarlanmış olup; bakırla kaplı dokuma çelik tellerden yapılmıştır.

NASA UZAY GİYSİSİ
Playtex adlı şirketin, bir alt şirketi olan ILC Dover tarafından üretilen bu uzay giysisi, 1981’de tanıtıldı ve hâlen kullanılıyor. Ağırlığı (49,5 kg) ve hacimli yapısı aşağıyı görmeyi imkânsız hâle getirdiğinden, göğüs üzerine monte edilen kontroller, ters şekilde konumlandırılmıştır. Bu kontroller, bileğe monte bir aynayla görüntülenebilir. Kask, güneşten gelen zararlı ışınları gidermek için ince, altın bir katmanla kaplı bir siperliğe sahiptir. Çekirdek vücut ısısını korumak için, sıvı soğutma ve havalandırma sistemi, 91,5 metre uzunluğundaki dar bir boruyla giysinin altındaki bir katmanda dolaştırarak çalışır.

VALKYRIE R5
Astronotlar için çok tehlikeli olabilecek ortamlarda çalışmak üzere tasarlanan R5, Nasa’nın robot astronotlarının üçüncü modeli. İlk ikisi olan R1 ve R2, ISS’de tekrarlayan görevleri yerine getirmek için kullanılıyor. Valkyrie ise, üç parmağı ve başparmağıyla kaynak bulmak, Mars yüzeyinde otonom olarak habitatlar inşa etmek, felaket önleme manevraları yapmak ve astronotların yanında çalışmak için kullanılıyor. Elektrikle çalışan bu insansı robot, dâhili bilişim ve algılama sisteminin yanı sıra, 1,8 kWh gücünde bataryaya, 44 derece dönebilen bir yapıya sahip.

ROBONAUT 1
NASA’nın geliştirdiği üç robonot modelinin ilki olan R1, genelde insanlar tarafından üstlenilen, ancak astronotlar tarafından bir telepresence (uzaktan görerek kontrol) sistemi ile kontrol edilen, çeşitli görevleri yerine getiriyor. 2000 yılında tamamlanan R1, astronotların uzay elbiselerindeki sınırlı hareket kabiliyeti sebebiyle tamamlanamayan görevleri yerine getirir. R1 ile ilgili en dikkat çekici konulardan birisi de çarpışmalara karşı dayanıklılığı artırmak için kaskında kullanılan reçinedir. Bu epoksi reçine, Johnson Uzay Merkezi’nde geliştirilmiştir.

BOEING CST-100 STARLINER
Boeing ve Bigelow Aerospace işbirliğiyle tasarlanan CST-100 Starliner mürettebat kapsülü, ticarî uzay yolculuğu için kullanılacak, NASA ile ilişkili ilk taşıt olacak. Orion gibi, tekrar kullanılabilecek olan kapsül, yedi yolcu taşıyabilecek. Konforu öncelikli hâle getiren kapsül, Wi-Fi ve LED “Gökyüzü Aydınlatması” sunacak. İki astronotu da ISS’ye taşıyacağı ilk uçuşun 2018 yılında yapılması planlanıyor.

ORION MÜRETTABAT MODÜLÜ
Üretimi devam eden, bu yeniden kullanılabilir kapsül hücresi, 2023’teki ilk insanlı görevde kullanılacak. Derin uzay görevlerinde üç haftaya kadar süre için dört ile altı astronot taşıyabilecek olan kapsül, içerisinde su, oksijen ve yakıt olan silindir eklendiğinde, sekiz metrelik boya ulaşacak. Delta IV ve Atlas V roketlerinde kullanılan alüminyum-lityum alaşımından inşa edilecek olan Orion’un 5 metre genişliğindeki modülü 8,5 ton ağırlığında olacak.

SPACE EXPLORATION VEHICLE
NASA’nın en yeni uzay taşıma aracı, katı gezegenlerin yüzeyini aşmak için kullanılıyor. Space Exploration Vehicle’da iki (ya da acil durumlarda dört) astronot ile 14 gün boyunca 10 km/sa hızında yol alabiliyor. İleriye ve yana doğru gidebilen taşıt, Apollo’dakinin aksine, uzay maskesi giyme ihtiyacını ortadan kaldıran basınçlı bir kabine sahip. 360° dönebilen tekerleklerin, ana işlevi keşif yapmak. Bu tekerlekler ayrıca astronotların araç dışındaki nesneleri kontrol etmesine, vinç ve buldozer bıçakları gibi modüler aletler yardımıyla da öğeleri taşımasına olanak sağlıyor.

ATLANTİS’İN ARKA MOTORLARI
Bu motorlar, Atlantis’in katı roket güçlendiricileriyle, uzay mekiğini altı dakika içinde, saatte 4.800 km’den 27.400 km’ye çıkartacak bir itme gücü sağlıyor. İstenilen kalkış hızına erişmek için ana motorları, sıvı nitrojenden (yaklaşık -195 °C kaynama noktası olan, dünyadaki ikinci en soğuk sıvı) oluşan sıvı yakıtlı ve sıvı oksijenden oluşan iki milyondan fazla itici maddeyi yakıyor. Böylece ortaya su buharı çıkıyor. NASA’ya göre, yakıt tüketimi oranı, ortalama büyüklükteki bir aile yüzme havuzunu 25 saniye içinde boşaltabiliyor.

APOLLO DÖNEMİ UZAY ELDİVENİ
Johnson Uzay Merkezi’nde bulunan bu eldiven, uzay elbisesinden ayrılabiliyor ve üç bölümden oluşuyor: Bir iç konfor eldiveni ve iki basınçlı katman. Keskin kayalarla veya malzemeye zarar verebilecek aletlerle etkileşime girmek için takviye edilen eldiven, esneklikten ödün vermeden ekstra destek sağlayan tel kablolar içerir. Haricî malzeme olarak, son derece güçlü ve esnek krom çeliğinden yapılan bir kumaş olan Chromel-R kullanılmıştır. Astronotların nesneleri kavrayabilmesi için avuç içi ve parmaklara bir silikon dispersiyon kaplaması uygulanır. Parmak uçlarındaki sert kabuklar ise yüksek mukavemetli, silikon kauçuk kaplamalı naylon trikodan yapılmıştır.

UZAY MEKİĞİ UÇUŞ EĞİTİM MASASI
Her astronot, eğitim programında Trainer Flight Deck’i (Uçuş Eğitim Masası) kullanmıştır. Son kez 2011’deki STS-135 görevinde kullanılan bu beş kişilik kokpit ve alt depolama alanı, Houston’daki uzay gemisi prototip merkezinde bulundu, fakat artık Seattle’daki Uçuş Müzesi’nde sergileniyor. Mürettebatlar bir göreve seçilmeden önce, bu masada yıllar boyunca eğitim yaptığından (astronotlar bugüne dek toplam on binlerce saati bu masa başında geçirdi) kontrol çubuğundaki yıpranma gözle görülür hâle gelmiş durumda.