İstanbul-İzmir Otoyolu Hizmete Girdi

İstanbul-İzmir Otoyolu Hizmete Girdi

Projenin en büyük ayağını oluşturan Osmangazi Köprüsü’nün 2016’da hizmete alınmasıyla İstanbul ile İzmir arasındaki mesafe 78 kilometre kısaldı.

İstanbul-İzmir Otoyolunun 192 kilometrelik kesiminin açılışı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımı ile gerçekleştirildi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan, törende yaptığı konuşmada, tarihi bir güne daha tanıklık ettikleri için mutlu ve gururlu olduklarını söyledi.

Turhan, nüfusun önemli bölümünün yaşadığı İstanbul, Bursa, Kocaeli, Balıkesir, Manisa ve İzmir gibi şehirleri barındıran Marmara ve Ege bölgelerinin yeni can damarına kavuştuğunu kaydetti. Projenin, dünyada büyüklük açısından parmakla gösterilen yapılardan biri olduğuna dikkati çeken Turhan, şöyle konuştu: “Otoyollar, köprüler, tüneller, limanlar, havalimanları, demiryolları, metrolar, iletişim hatları, uydular, barajlar, sulama sistemleri, enerji santralleri, modern şehirler, hastaneler, okullar, her alanda saymakla bitmeyecek büyük hizmetler… İşte, bugün açılışını gerçekleştireceğimiz İstanbul-İzmir Otoyolu, bu hizmet kervanının son halkası. Cumhurbaşkanım, 2010 yılında bu otoyolunun temelini atarken ‘Başlangıçlarla değil, sonuçlarla ilgileniyorum.’ demiştiniz. Haklıydınız çünkü geçmişte temeller atılır ancak sonları bir türlü getirilemezdi.

Sizin liderliğinizde, hükümetlerimizin üstün çaba ve gayretleriyle bu göz boyamacı anlayış tarih oldu. Allah’a şükür, sonuca bağlamadığımız hiçbir projemiz bugüne kadar olmadı. Birtakım gecikmeler, aksamalar olsa da tüm projelerimizden yüzümüzün akıyla çıktık. Şahsen, bu projenin hazırlık aşamasından beri içinde oldum. O tarihlerde birileri, projenin İzmir’e kadar uzaması fikrinin ekonomik olmayacağını öne sürmüştü. O zamanki Bakanımız Binali Yıldırım ve siz Cumhurbaşkanım, projenin arkasında durdunuz ve ortaya bugünkü muhteşem eser çıktı.”

“PROJE, YERLİ FİRMALARIMIZ TARAFINDAN GERÇEKLEŞTİRİLMİŞTİR”

Osmangazi Köprüsü’nün, projenin omurgasını oluşturduğunu dile getiren Turhan, yol sayesinde İstanbul ile İzmir arasının 8-9 saatten 3,5 saate düştüğünü belirtti.

Bağlantı yollarıyla 426 kilometre uzunluğundaki projenin yatırım tutarının, finansman maliyeti dâhil 11 milyar dolar olduğunu dile getiren Turhan, şöyle devam etti: “Bu proje, ülkemizde yap-işlet-devret modeliyle ihale edilen ilk otoyol projesidir. Avrupa Birliği’nde yap-işlet-devret kapsamında gerçekleştirilen en büyük ölçekli projedir aynı zamanda. Projede dikkati çeken bir başka özellik de şu: Bu proje yüksek teknoloji, yenilikçi uygulamalar ve ileri yapım tekniği gerektiren çalışmalarla yerli firmalarımız tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu proje, milli bütçe kaynaklarıyla yapılsaydı birçok başka projemizi hayata geçirmemiz gecikecekti. Oysa biz, bu projeyi devletin kasasına yük olmadan 6,5 yılda tamamladık. Peki, bu projeyi mevcut bütçe ödenekleriyle yapmaya kalksaydık hangi eserleri yapamaz olacaktık? Bölünmüş yol uzunluğumuz 2 bin 442 kilometre eksik kalacaktı. 130 kilometre köprü, 200 kilometre tünel gibi yatırımı hizmete almakta gecikecektik. Örneğin, Ovit Tüneli, Sabuncubeli Tüneli, Cankurtaran Tüneli, Ilgaz 15 Temmuz İstiklal Tüneli, Nissibi Köprüsü, Ağın Köprüsü, Şehzadeler Köprüsü ve çevre yolları gibi önemli projelerin gerçekleştirilmesi mümkün olmayacaktı.”

“YILDA 3,43 MİLYAR LİRA TASARRUF SAĞLAYACAĞIZ”

Otoyolun ekonomiye doğrudan ve dolaylı milyarlarca dolar katkı sağlayacağının altını çizen Turhan, elbette projede kamunun payına düşen garanti ödeme durumunun da olduğunu söyledi. “Fakat bu miktar, proje maliyetinin yüzde 18’ini ancak oluşturmaktadır.” diyen Turhan, şunları kaydetti: “Bir başka deyişle, bu projeden doğacak hizmetlerden elde edilen gelirlerle proje maliyetinin yüzde 82’si karşılanacaktır. Projenin kamuya devrinden sonra bu otoyoldan sağlanacak gelirler ise yeni yolların yapımına kaynak oluşturacaktır. Yine otoyol sayesinde yılda 3,43 milyar lira, zaman ve akaryakıt tasarrufu sağlayacağız. Trafikte beklemelerin ortadan kalkmasıyla da emisyon salınımında yıllık yaklaşık 375 bin ton azalma olacaktır yani çevreye, doğaya büyük katkı sağlamış oluyoruz.”