İş Süreçleri Hızla Dönüşüyor

İş Süreçleri Hızla Dönüşüyor

Robot asistanlardan robot baristalara uzanan bu yeni dönemde, iş modellerinin ve hizmet süreçlerinin nasıl değiştiğini sıcağı sıcağına hep birlikte gözlemleyeceğiz…

Teknoloji akıl almaz bir hızla gelişiyor. Bu hızlandırılmış süreç, beraberinde farklı bir dönüşümü de getiriyor. Yakın zamana kadar sadece insanların egemenliğinde yürütülen işler, yavaş yavaş robotların insiyatifine kayıyor. Hayatımıza saatte 120 bardak kahve hazırlayan robot baristalar girmeye başladı. Öğrencilerin yabancı dil öğrenme, okuma ve yazma süreçlerine katkı sağlayacak, 23 dil bilen asistan robotlar da cabası… Bu dönüşümde yapay zeka da çok önemli bir konuma sahip. Amerika’daki Carnegie Mellon Üniversitesi’nde yapay zekanın, 2018 sonbaharından itibaren yepyeni bir lisans bölümü olarak öğrenci kabulüne başlayacak olması ise bu alandaki en inovatif gelişmelerden biri.

NESNELERİ SU ALTINDA GÖRÜNMEZ YAPAN CİHAZ

ABD’de Pensilvanya Eyalet Üniversitesi’nde görev yapan Amanda D. Hanford ve ekibi su altında tespit edilemeyen ve sonarların göremeyeceği bir cihaz geliştirdi. Yapılan test çalışmasında araştırmacı ekip, bir malzemeyi suya yerleştirdikten sonra işaret ettikleri ses dalgalarını ölçtüler. Sudaki sonuç; ses dalgalarının malzemenin etrafında sıçramadığını gösterdi. Araştırmacılara göre bu, yeni malzemenin sonar için görünmez olacağı anlamına geliyor. Kamufle etme teknolojisi ya da nam-ı diğer görünmezlik teknolojisi bilim dünyası kadar devletleri ve özel şirketleri uzun zamandır meşgul eden bir konu. Geçtiğimiz yıllarda ABD Savunma Bakanlığı, olayları lensler ve ışık kırılmaları sayesinde zaman içerisinde gizleyen bir cihaz geliştirmişti. Deney çalışmalarına göre; görünmezliğin mekânda değil zamanda gerçekleştiği iddia edilmişti. Yine geçtiğimiz yıllarda Çin ve Singapurlu bilim insanları, ışığı büken bir cihaz sayesinde nesneleri görünmez kılmayı başarmıştı. Camdan yapılmış altıgen bu cihazın içinden geçen bir balık ve kedi görünmez olmuştu. Bu arada Japon araç üreticisi Toyota da geçtiğimiz günlerde kendi endüstrisinde bir ilke imza attı. Otomobil üreticisi, Amerikan Patent Enstitüsü’nden bir görünmezlik cihazının patentini aldı.

BMW’DEN MOVER CONCEPT

Geleneksel otomobil üreticilerinin uzun vadeli planlarında attığı teknolojik adımlar sadece pazarı şekillendirmiyor. Geleceğin elektrik ile şarj olan otonom araçları, araç üreticilerinin organizasyon yapıları ve şirket kültürlerinin de birer parçası olmaya başladı. Şirket değer ve vizyonlarını bu yönde geliştiren BMW de kurum stratejisi olan Number One Next’in etkilerini operasyonel birimlerinde hayata geçirmeye hazırlanıyor. Şirketin sürdürülebilir, bireysel ve dijitalleşmiş hareketliliğe dönüşümünde fabrika çalışanları için “kişisel taşıyıcılar” sunan BMW, böylelikle fabrikada ve lojistikte çalışan ve günde 12 km adım atmak zorunda kalan çalışanları için bir ürün tanıttı. “Mover Concept” adını alan ürünün beş prototipi, uluslararası bir BMW Group satış sonrası lojistik konferansında sunuldu. Tek bir kullanıcı için tasarlanan elektrikli araçlar ile şirket, her bir çalışanın belirli bir göreve odaklanması amaçlıyor. BMW’nin açıklamalarına göre; saatte en fazla 25 kilometreye ulaşan aracı sürmek oldukça kolay. Şarj etmek için, sadece bir güç adaptörü ve soket gerektiren araç, şimdilik BMW tesislerinde kullanılacak. Ancak BMW Group, geliştirdikleri aracın alışveriş merkezleri ve havalimanları biri geniş alanlarda da kullanımını tartışıyor.

ROBOT BARİSTA SAATTE 120 KAHVE HAZIRLIYOR

Robotlar artık baristalığa da el attı. 25 bin dolarlık robot barista; espresso, flat white ve cortado da dahil olmak üzere saate 120 kahve sunabiliyor. Intelligentsia, Ritual ve Equator gibi kahve üreticilerinin Café X Technologies ile bir araya gelerek yarattığı robot barista, gelecek hakkında bize çok şey söylüyor. San Francisco’daki bir kafede tek başına baristalık yapan robot, kahve yapımı konusunda üçüncü dalga kahvecilerden beklenebilecek bir performans sergiliyor. Robotun yaratıcısı 24 yaşındaki Henry Hu ise bu konuda şu açıklamayı yapıyor: “Robot devrimini bir problem olarak görmüyorum. Buradaki fikir herhangi bir şekilde sizi korkutmak ya da size zarar vermek için ortaya atılmadı. Bütün mesele kahvenizi size daha hızlı ve daha lezzetli bir şekilde servis etmek.” Cafe X’de birçok içecek 3 dolara servis edilirken fiyatlar 4 doların üzerine hiçbir şekilde çıkmıyor. Bunun nedeni ise çalışan maliyetlerinin ortadan kalkması. Üstelik ABD’de zorunlu olan bahşişler burada söz konusu bile değil. Aralarında Thiel Foundation ve tanınan melek yatırımcı Jason Calacanis’in de bulunduğu yatırımcılar, Cafe X’e 7 milyon dolarlık bir yatırım yaptı.

BEYAZ TAHTALAR DİJİTAL TAHTAYA DÖNÜŞÜRSE…

Beyaz tahtalar, toplantıların vazgeçilmezi… Her ne kadar bazı okul ve şirketler akıllı tahta kullanmaya başlamış olsa da hâlâ önemli bir kitle klasik beyaz tahtalardan vazgeçmiyor. Kaptivo adlı girişim, beyaz tahtaya entegre edilen başarılı bir cihaz geliştirdi. Kaptivo, bu cihaz aracılığıyla herhangi bir beyaz tahtayı hızlı bir şekilde akıllı bir dijital tahtaya dönüştürebiliyor. Görüntü tanımlama, hareket yakalama ve dil işleme teknolojilerinin tamamının kullanıldığı bu ürün sayesinde beyaz tahtada olan her şeyi, canlı yayında güvenli bir şekilde paylaşabiliyorsunuz. Canlı yayında tahtada olan her şeyi normal bir kamera ile paylaşabileceğinizi düşünüyor olabilirsiniz. Fakat Kaptivo, teknolojisi sayesinde tahtayı da muhteşem şekilde temizliyor. Gölge, el ve tahtada o anda işlem yapan kişinin görüntüsü de dâhil her şeyi siliyor ve ekrana olabilecek en temiz görüntüyü sağlıyor. Tüm bu ekranlar gerçek zamanlı olarak paylaşılırken aynı zamanda ekranlar kayıt altına alınıyor ve bulutta tutuluyor. Şirketinize özel IP adresi sayesinde gizliliği de sağlanıyor. İlerleyen dönemlerde ekleyecekleri özellikler sayesinde tahtaya yazılanları farklı dillere çevirerek karşı tarafa sunma gibi özellikler de gelecek. Slack gibi proje yönetim araçlarıyla entegre çalışabiliyor olması ürün yöneticileri için güzel bir özellik.

AMAZON, KEY IN-CAR SİSTEMİ İLE FARK YARATIYOR

Amazon, ev içi teslimatı ve anahtarsız misafir girişini sağlayan hizmeti Amazon Key In-Car ile müşterilerinin artık bir ürünü araç içine teslim alabileceklerini duyurdu. Amazon Key In-Car ismini alan servis, uyumlu araçlara sahip olan Prime üyeler için tasarlandı. Üyeler, paketlerini genellikle evlerinin veya iş yerlerinin bulunduğu yerdeki halka açık alanlara park edilmiş araçlarının içine teslim alabilecek. Kullanıcılar, uygulama vasıtasıyla yaklaşık dört saatlik teslim süresi boyunca paketlerinin sipariş aşamasından teslim süreci tamamlanana kadar bildirim alabilecek. Amazon Teslimat Teknolojileri Bölümü Başkan Yardımcısı Peter Larsen’e göre araç içi teslimat, müşterilere Amazon Key kadar aynı rahatlığı sağlayacak. Müşteriler ek bir donanım veya cihaz gerektirmeden, araç içi teslimat siparişi vermeye başlayabilecek. Amazon Key In-Car servisi için şirket, bazı araç üreticileri ile de ortaklığa gitti. Sistem, bazı Volvo ve General Motors (GM) araç modellerinde de kullanılabilecek.

ROBOT KÖPEK SPOTMİNİ, 2019’DA SATIŞA SUNULUYOR

Boston Dynamics’in geçtiğimiz aylarda kapıları açmayı öğrenen robot köpeği SpotMini, 2019’da satışa çıkıyor. 26 yıllık şirket, kurulduğundan bu yana ilk kez ticari ürününü üretmiş olacak. SpotMini geçtiğimiz yıl tanıtılmış ve üretim maliyetinin yüksek oluşundan dolayı ticari olarak pazara sürülmeye uygun görülmemişti. Ancak ilerleyen zamanda SpotMini’nin maliyeti 10 katına kadar düşürüldü, böylece robotun satışının da önü açılmış oldu. Yazılım seçeneklerinin yanında özel birtakım görevleri de yerine getirebilen SpotMini, başta güvenlik olmak üzere birçok alanda faaliyet gösterecek. Boston Dynamics’in CEO’su Marc Raibert, ellerinde dörtlü 10 adet prototip olduğunu ve SpotMini’den yıl sonuna kadar 100 adet üretmeyi hedeflediklerini açıkladı. 90 santimetre uzunluğunda ve 25 kilogram ağırlığında olan, dünyanın en sessiz robotu SpotMini ile ilgili duyurular, TechCrunch’ın TC Sessions: Robotics etkinliğinde yapılmıştı.

YAPAY ZEKANIN DA LİSANS PROGRAMI OLDU

Bilişsel psikoloji, bilgisayar bilimi ve mühendislik gibi farklı bilim dallarının bir karışımı olan “yapay zeka”, konu eğitim olduğunda en ilgi çekici alanlardan biri… Üniversiteler bu konuda farklı bütçelerde kurs ve seminer programları düzenliyor. ABD’deki Carnegie Mellon Üniversitesi ise bir ilke imza atarak yapay zeka odaklı, lisans düzeyinde bir bölüm açtığını duyurdu. 2018 sonbaharında öğrencilere açılacak olan program kapsamında öğrencilere öncelikli olarak büyük verilerin nasıl eyleme dönüştürüleceği konusunda yetkinlikler öğretilecek. Yapay zeka programında karar verme veya insan yeteneklerini geliştirmek için vizyon, dil ve büyük veri tabanları gibi karmaşık girdilerin nasıl kullanıldığına daha fazla odaklanılacak. Yapay zeka programının direktörü Reid Simmons’a göre, program ayrıca etik ve sosyal sorumluluk üzerine de güçlü bir vurgu yapacak.

DNA’DAN EŞKÂL TESPİTİ

ABD’li ve Hollandalı bilim insanları, kriminal vakalarda kimliği belirlenemeyen bir kişinin DNA örneğinden saç, göz ve cilt rengini tahmin eden bir cihaz geliştirdi. Adli tıp alanında çığır açacak kimlik tespit eden cihazı, Indianapolis’teki School of Science at IUPUI ile Rotterdam’daki Erasmus MC University Medical Center’da görevli bilim insanları geliştirdi. Araştırmacılar, kişinin fiziksel görünümü tanımlamasını sağlayan üçlü pigmentasyon profili veren cihaza, internet üzerinden ücretsiz erişim sağlanabildiği belirtiyor. Araştırma ekibinden Susan Walsh, cihazın adli tıp alanına önemli katkı sunmasının beklendiğini belirterek, “Daha önce emniyet görevlileri ve antropologlara göz rengi ile saç rengi için DNA araçları sağlıyorduk. Ancak cilt rengi çok daha zordu. Bu proje ile zanlının DNA’sı üzerinde yapılan inceleme sonucu eşkali ana hatlarıyla oluşturmuş oluyoruz. Suçluların yakalanmasına katkı sağlayacağız.” yorumunda bulunuyor.

DERSLERE ROBOT ASİSTANLAR GİRECEK

Dünya kamuoyunun ilgisini çeken, Finlandiya’da tasarlanan ve 23 farklı dil konuşabilen robot öğretmen “Elias”, Türkiye’de öğrencilerle buluştu. Bahçeşehir Koleji’nin eğitim teknolojileri geliştirme projesi olarak ülkemizde de asistan olarak derslere katılacak olan “Elias”, okul öncesi ve ilkokul seviyesinde öğrencilerin yabancı dil eğitimine adaptasyonunu artıracak. Dünyada Finlandiya’dan sonra bu teknolojiyi eğitim sisteminde kullanan ilk kurum olduklarını belirten Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumları Başkanı Enver Yücel, Elias’ın gelecek eğitim-öğretim yılında Bahçeşehir Koleji bünyesindeki pilot okullarda öğrencilerle buluşacağını belirtti. Finlandiyalı yapay zeka ve robotik firması Utelias Tecnologies tarafından bir yılda kodlanarak tasarlanan “Elias” hakkında bilgi veren şirketin CEO’su Johanna Hemminki, şu an kullanılan versiyonunun Fince, İngilizce ve Almanca ile sınırlandırıldığını söyledi. Hemminki, robot öğretmenin öğrencilerin dil ve okuma-yazma gelişimlerine katkı sağlayacağını da dile getirdi. Finlandiya’da 4 şehirde pilot uygulamalarla ders başı yapan “Elias”ın 2 yıl içinde daha da geliştirileceğini belirten Hemminki, bu süre içinde eğitim teknolojileri noktasında robotun istenilen düzeye ulaşacağını kaydetti.

İPAD’E BENZEYEN TEKNOLOJİK BİR BİNA İNŞA EDİLİYOR

Gelişen ve ilerleyen teknolojiyle birlikte şehirler de kendini yenilemeye ve teknolojiyi odaklarına almaya devam ediyor. Bunun en büyük örneklerinden biri de Dubai… 20-30 yıllık gelişme döneminde, teknolojiyi mimariye entegre eden Dubai’de şimdi de yeni bir bina inşa ediliyor. Hong Kong menşeli mimar James Law tarafından hayata geçirilecek olan proje, tıpkı dev bir iPad’e benziyor. Üstelik binanın teknolojik özellikleri sadece bu benzerlikle sınırlı kalmıyor. The Pad adı verilen proje, o kadar fazla teknolojik özellikle donatılmış ki birçok kişi tarafından “Iron Man”in zırhı olarak adlandırılıyor. Zaha Hadid ve Norman Foster gibi ünlü mimarlık firmalarının katıldığı bir yarışmadan birinci olarak çıkan tasarımın en önemli özelliklerinden biri, tüm dairelerinin iReality adı verilen sanal gerçeklik duvarları içeriyor olması. iReality özelliği ile konut sahipleri, aileleri ve arkadaşlarıyla duvardan görüntülü olarak konuşabilecek. Bu dairelerde konut sahiplerinin sağlıklarını analiz edip raporlayan banyolar da bulunuyor. Bina, 6.5 derecelik bir açıyla eğik bir şekilde inşa ediliyor. Dairelerin duvarlarındaki ışıklar, konut sahiplerinin ruh hallerine göre şekillendirilebilecek. Daire sahipleri akıllı telefonlarından evin güvenliğini ve ısınmasını takip edebilecek. The Pad’in 2018 sonunda tamamlanması planlanıyor.