Dünya Posta Birliği (Upu) 3. Olağanüstü Kongresi’nde Birlik ve Beraberlik Vurgusu

Dünya Posta Birliği (Upu) 3. Olağanüstü Kongresi’nde Birlik ve Beraberlik Vurgusu

İsviçre’nin Cenevre şehrinde 23-26 Eylül 2019 tarihlerinde gerçekleştirilen Dünya Posta Birliği (UPU) 3. Olağanüstü Kongresi, mektup ve küçük paket gönderilerine yönelik “varış giderleri” adı verilen ücretlendirme sistemi ana gündem maddesiyle toplandı.

150 ülkeden temsilcinin katıldığı Kongre’de, herhangi bir kişinin uluslararası posta gönderip alabilmesine olanak sağlayan “varış giderleri” sistemi masaya yatırıldı. Kongre’de 3 ana teklif başlığı çerçevesinde yürütülen görüşmelerin ilk gününde, ABD tarafından gündeme getirilen ve ülkelerin alacağı varış gideri ücretini kendi tarifelerine göre belirleyebileceği “Self Deklarasyon” ilkesine dayanan B seçeneği, üye ülkelerce oylanarak reddedildi.

UPU İdari Konsey ve Kongre Başkanı, PTT AŞ Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Kenan Bozgeyik, Kongre’de uzun süredir Birliğin gündemini oluşturan uluslararası ücretlendirme sistemine ilişkin üye ülkelerin görüşleri çerçevesinde, farklı bakış açılarıyla önemli tartışmalar yapıldığını anımsattı. Tartışmaların odağında e-ticaret kaynaklı gönderiler olduğunu ifade eden Bozgeyik, “Birliğin tarihinde sadece 3 kez olağanüstü kongre düzenlendi ve bunların ikisi birer yıl arayla İdari Konsey Başkanlığını yürüttüğümüz bu dönemde yapıldı. Bu durum bile içerisinde bulunduğumuz dönemin sektörel olarak ne kadar kritik önemde olduğunu gösteriyor.” dedi.

150’den fazla ülkeden bini aşkın delegenin katıldığı Kongre’nin, 145 yıllık Birliğin ve global düzeyde tek posta toprağı ilkesinin devamlılığı için stratejik önem taşıdığını belirten Bozgeyik, Olağanüstü Kongre kapsamında görüşülmek ve karara bağlanmak üzere üç ana teklif sunulduğunu ifade etti.

ABD’NİN TEKLİFİ REDDEDİLDİ

Kongre’de mevcut sistemin değiştirilmesine ilişkin gündemde olan 3 ana seçenek ele alındı. Mevcut uygulamanın devamına dayanan A teklifi, ülkelerin varış gideri ücretlerini kendilerinin belirlemesi temelinde şekillenen ve self deklarasyon ilkesine dayanan B teklifi ve bu iki teklif arasında bir denge kurmaya çalışan C teklifi kongrede oylamaya sunuldu. Kongre mevzuatı gereğince mevcut statükodan en fazla uzaklaşan teklif olması nedeniyle Amerika Birleşik Devletleri’nin desteklediği self deklarasyon sistemini öngören B seçeneği ilk olarak ele alındı ve yapılan oylama neticesinde 57 kabul, 9 çekimser, 78 ret oyuyla ABD tarafından gündeme getirilen Self Deklarasyon modeli reddedildi. 

Kongre’de ciddi tartışmalar sonucunda ortak kararlar alındı. Varış giderleri ücretlendirmelerinde mevcut statükodan daha fazla artış öngören C Seçeneği teklifi yerine, gece boyu süren müzakereler sonucu üye ülkelerin büyük çoğunluğunun konsensüsüyle V Seçeneği (Victory-Zafer) adı altında yeni bir uzlaşı modeli kabul edildi. Bu doğrultuda V Seçeneği ile belli kriterler çerçevesinde ABD’ye (yurtiçi tarifesinin %70’ine kadar) self deklarasyon hakkı tanınırken diğer ülkeler de belirlenen artış oranları dahilinde ücretlerini ayarlayacak.

Dünya çapında süren ticaret savaşlarının etkisiyle oldukça gergin geçen Olağanüstü Kongre’de ABD’nin desteklediği teklifin reddedilmesi, Birliğin dağılması adına büyük tehlike oluşturdu. 145 yıldır dünya posta ağının sağlıklı bir şekilde işleyişini sağlayan Birliğin yaşadığı bu olumsuz atmosfer ve aşılmaz görünen fikir ayrılıkları, Türkiye’nin de aktif olarak katıldığı müzakereler sonucunda karara bağlandı. Türkiye’nin de gayretiyle dağılmaktan kurtulan UPU’nun bundan sonraki süreçte birlik ve beraberlik içinde çalışmalarını sürdürülmesine zemin hazırlandı.