DENİZ ÜZERİNDEKİ PİST BİTTİ İLK UÇAK İNİYOR

Dünyada tamamı deniz üzerinde yapılan üçüncü havalimanı olan Ordu-Giresun Havalimanı’nın açılması için geri sayım başladı. Bu ay başlayacak deneme uçuşlarından sonra mayıs ayında tarifeli uçuşlara açılacak.

Denizin üzerine havaalanı inşa etmek günümüzün en zorlu mühendislik projelerinin başında geliyor. Arazi yapısının dağlık veya çok yetersiz olduğu özel coğrafyalarda kullanılan bu sistem, ağırlığı binlerce tonu bulabilen uçakları taşımayı başarması gerektiğinden doğaya tam bir meydan okuma olarak görülüyor. Dünyada okyanustaki küçük adalar veya bazı deniz aşırı tatil beldelerinde denize inşa edilen alanlar bulunuyor. Ancak bunlar küçük uçakların inmesine uygun ve hava şartları bozulunca çoğunlukla devre dışı kalıyor. Tarifeli büyük yolcu uçaklarının dört mevsim boyunca sürekli iniş yapabileceği, terminalleri ve bağlantı yolları bulunan deniz üstündeki havaalanı projeleri dünyada ilkleri temsil ediyor. Daha önce Japonya’da Kansai ve Hong Kong havalimanları deniz yüzeyine yapılmıştı. Yapımı tamamlanmakta olan ordu-Giresun Havalimanı, dünyanın 3. Avrupa’nınsa tek deniz üstü limanı unvanını kazanmak üzere.

AÇILIŞ İÇİN HAZIRLIKLAR TAM
Ulaştırma, Haberleşme ve Denizcilik Bakanlığı Alt Yapılar Genel Müdürlü tarafından ihalesi yürütülen ve tamamı deniz üzerine inşa edilen Ordu-Giresun havalimanı gün sayıyor. Mart ayından itibaren deneme uçuşlarının başlanacağı havaalanının mayıs ayından itibaren tarifeli uçuşlara açılması bekleniyor. Cengiz İnşaat ve İÇTAŞ ortaklığıyla yapılan havalimanının proje yetkilileri, projenin Türkiye’deki inşaat sektörünün geldiği seviyeyi göstermesi acısından en iyi örneklerinden biri olduğunu ifade ederek, bu kadar prestijli bir projeyi zamanından önce tamamladıkları için mutlu olduklarını açıklaması yaptı.

İKİ ŞEHRİ BİRLEŞTİRECEK
Samsun Havalimanı’nın Ordu’ya, Trabzon Havalimanı’nın ise Giresun’a uzak olması nedeniyle iki kent halkının yaşadığı sıkıntı, yeni havalimanı ile ortadan kalkacak. Toplam 173 milyon lira harcamayla yapılan havalimanın 3 kilometre uzunluğunda ve 60 metre genişliğinde pisti bulunuyor.

1 MİLYON KAMYON TAŞ TAŞINDI
Havalimanının 7 bin 235 metre uzunluğundaki koruyucu mendireği, 100 yıllık dalga yükseklikleri dikkate alınarak denizden 7.50 metre yükseklikte inşa edilirken, pist ve diğer dolguların tamamı projeye uygun taş ocaklarından getirildi. Çalışma boyunca 1 milyon kamyona sığabilen 40 milyon ton ocak taşı kullanıldı. Tamamı deniz üzerine yapılan ve 2 milyon 250 bin metrekare deniz alanını kaplayan havalimanının olumsuz koşullardan etkilenmemesi için projenin imzalandığı tarihten itibaren 8 aylık süreçte teknik detaylar araştırıldı. Öncelikle denizin zemini için 50 adet sondaj çalışması yapıldı. Bu çalışmalar sonucunda deniz dibi yüzeyinin üç boyutlu topografik haritası çıkarıldı. Daha sonra ise dolgu yapılacak alana uygun taş ocakları tespit edildi. Tüm bu çalışmaların ardından yarım futbol sahası büyüklüğündeki laboratuvarlarda havalimanının minyatürü inşa edildi.

11.5 METRE DALGAYA DAYANIYOR
Güvenliği en üst düzeyde tutan Alt Yapı Yatırımlar Genel Müdürlüğü ve Cengiz ve İçtaş Ortaklığı teknik kadroları minyatür havalimanını, Karadeniz’de 100 yılda bir olabilecek ve boyu 11.5 metreye ulaşabilecek dalgalara karşı teste tabi tuttu. Tüm güvenlik testleri başarılı  olduktan sonra da havalimanının inşaatı başladı. İnşaat aşamasında ortalama 650 kişinin istihdam edildiği Ordu Giresun Uluslararası Havalimanı’nın terminal binaları ise başka bir firma tarafından yapılıyor. Terminal binalarının da tamamlanmasıyla birlikte Ordu Giresun Havalimanı, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından hizmete açılacak.

Mühendislikte bir devrim
Deniz üstüne inşa edilen havalimanları konusunda ilk örnek Japonya Kansai Uluslararası Havaalanı oldu. Mühendislikte bir devrim olarak gösterilen çalışma çok sayıda da ödül aldı.

Japonya Kansai Uluslararası Havaalanı, Osaka Körfezi’ndeki yapay dolgu bir ada üzerinde yapılan inşaatı ile dillere destan bir havaalanı. 1100 hektar üzerine kurulu Kansai Havaalanı başlarda tartışma oluştursa da, Kobe depreminden neredeyse hasarsız çıkması sonucu insanların güvenini kazandı. Hava trafiğinin yoğun olmasından dolayı Japonya’da benzeri havaalanlarının ve yapay adaların sayısının artması bekleniyor. Kansai Havaalanı inşaatına mühendislik alanında bir devrim gözüyle bakılıyor. Öyle ki, American Society of Civil Engineers (Amerikan İnşaat Mühendisleri Topluluğu- ASCE) 2001 yılında verdiği ödüllerde, inşaat mühendisliğinde 20. yüzyıla damgasını vuran 10 milenyum yapı arasında, 2. sıraya Kansai Havaalanı’nı koydu.