“10 Year Challenge” Neden Ortaya Çıktı?

“10 Year Challenge” Neden Ortaya Çıktı?

Şirketler, yapay zekâ teknolojilerini daha fazla geliştirebilmek için daha fazla işleyebilecekleri, fazla veriye ulaşmaya çalışıyor. #10yearchallenge akımı da aslında bu veriyi insanların kendi elleriyle kamuya açık bir şekilde kullanabilmesine olanak yaratıyor.

Sosyal medyada dönem dönem yeni akımlar yaşanıyor. Hedefi bilinmeyen, masum mu, tehlikeli mi olduğu zaman içinde anlaşılan bu akımların son dönemdeki en popüler olanı ‘10 Year Challenge’ adı ile hayatımıza girdi. ‘10 Year Challenge’ etiketiyle paylaşılan fotoğrafları görmeyeniniz kalmamıştır. Giderek büyüyen bu akımın öncüsü de yine en popüler sosyal medya uygulamalarından biri olan Instagram… Uygulama, daha öncesinde, ‘Ice Bucket Challange’, ‘FallingStars’ gibi dünyada viral haline gelmiş akımlara bu sefer ’10 Years Challenge’ akımını ekleyerek, yine çok konuşulmayı başardı. Instagram’ı kasıp kavuran bu akımın nereden çıktığı ve tam olarak ne ifade ettiği ise herkes tarafından merak konusu?

FACEBOOK’TA ÇIKTI INSTAGRAM’DA FENOMEN OLDU

Peki, nedir bu akım, nasıl ortaya çıktı?

ABD’li meteorolog Damon Lane, 11 Ocak 2019’da Facebook’un kendisine 10 yıl önce 11 Ocak’ta yaptığı bir fotoğrafı hatırlatması üzerine, eski fotoğrafını şu anki haliyle birlikte paylaştı. Lane, paylaşımın altına da şu ifadeleri yazarak, diğer kullanıcılara da çağrı yaptı: “Yaşlanmanın ne kadar zor olduğunun meydan okuması… Birinci fotoğrafınızı ile mevcut profil resminizi alın ve sıkı durun…” Lane’in bu paylaşımı sosyal medyada kısa sürede beklenmeyen bir etki yaratınca akım bir anda Facebook’dan fotoğraf paylaşım sitesi Instagram’a transfer oldu. Sosyal ağlardaki milyonlarca kullanıcı, 10 yıl önceki ve şu anki fotoğraflarını yan yana paylaşarak akıma katılmaya başladı. #10yearchallenge akımına Türkiye dâhil dünyanın her yerinden ünlü isimler de destek verince, ilk günlerde on milyonlarca kişinin 10 yıldaki değişimi de kendilerinin paylaştıkları fotoğraflarla gözler önüne serildi.

PAYLAŞIM SAYISI 5 MİLYONU AŞTI

Dünyaca ünlü isimlerin 10 yıl önceki ve şimdiki görünümlerini yansıtan fotoğraflarını yan yana koyup Instagram hesaplarında paylaşması sonrası tüm sosyal medya kullanıcıları tarafından taklit edilmeye başlandı. #10yearchallenge etiketleriyle sadece Instagram üzerinden 10 yıl önceki ve şimdiki fotoğraflarını paylaşan kişilerin sayısı şimdilik 5 milyon civarında. Peki bu ilk bakışta oldukça masum ve nostaljik görünen bu akımın arkasında neler var?

YÜZ TANIMA TEKNOLOJİSİYLE VERİ ELDE EDİLİYOR

Öncelikle son yılların en popüler teknoloji trendlerinden biri hiç şüphesiz ki yapay zekâ. Facebook’undan, Google’ına; Amazon’undan Microsoft ve Intel’ine dünyanın en büyük teknoloji şirketleri son yıllarda en ciddi yatırımlarını da bu alana yapıyor. Yapay zekâ alanında en fazla odaklanılan konuların başında da ses ve yüz tanıma sistemleri geliyor. Yapay zekâ teknolojilerinin daha fazla gelişebilmek için en çok ihtiyaç duyduğu ise; veri… Diğer bir ifadeyle Büyük Veri (Big Data)… Facebook’un Cambridge Analytica’sı ve benzerleri gibi 2018 yılının kişisel veri skandallarıyla geçtiği de düşünülürse, Big Data’nın gündelik hayatımızda ne kadar önemli olduğu da ortaya çıkıyor.

Şirketler, yapay zekâ teknolojilerini daha fazla geliştirebilmek için daha fazla işleyebilecekleri, fazla veriye ulaşmaya çalışıyor. #10yearchallenge akımı da aslında bu veriyi insanların kendi elleriyle kamuya açık bir şekilde kullanabilmesine olanak yaratıyor. Milyonlarca insan, 10 yıl önce nasıl göründüklerini ve şimdi nasıl göründüklerini fotoğraflara paylaşarak, yapay zekâ yazılımlarına, bir kişinin yaşlanma şekline ilişkin bir algoritma veya veri seti modeli oluşturması için de yardımcı olmuş oluyor.

HEDEFLİ REKLAM İÇİN PAHA BİÇİLMEZ!

Bu tehlikenin temelinde ise yüz tanıma teknolojisi var. Bu hashtag akımı ile paylaşılan bu fotoğraflar ortak bir havuzda toplanıyor. Daha önce birçok defa eski hallerinize ait fotoğraflar paylaşmış olabilirsiniz ancak bunları teker teker ayırt etmek oldukça zaman alan bir iş. Bu hashtag sayesinde ise paylaşılan fotoğraflar bir paydaya toplanıyor ve bir yüz tanıma teknolojisi geliştiriliyor.

Bu algoritma, geçmiş ve günümüzden topladığı bu verilerle insanların gelecekte nasıl görünecekleri üzerine de daha isabetli tahminler yapabiliyor. İlk bakışta bilimsel bir çalışma gibi görünen bu durum, şirketler için ise daha çok reklam ve daha çok para demek. Örneğin, #10yearchallenge akımı ile sağlanan veriler, özellikle güzellik ve kozmetik endüstrisi için deyim yerindeyse paha biçilmez. Yüz tanıma sistemleri ile sosyal ağların hedefli reklamcılık platformu birleştiğinde, trend diye paylaştığınız fotoğraflar, “Daha genç ve güzel görünmek istemez misiniz?” reklamlarıyla size dönerse, şaşırmayın! Uzmanlar bu anlamda internette bir şeyler yaparken gizliliğe dikkat etmek, arkamızda kişisel bilgilerimize dair ipuçları bırakmamak gerektiğine dikkat çekiyor. Belki yaptığımız şeyler değil ama yaptığımız şeylerin sonucunda ortaya çıkan verilerin ileride sorunlar yaşamamıza sebep olabileceğine dair önemli uyarılarda bulunuyor.